Güler: İran’dan gaz akışı durdu
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, İran’dan doğal gaz akışının “azaldığını, durduğunu” açıkladı.
Güler, Hilton Otel’de düzenlenen İran İslam Cumhuriyeti resepsiyonunda gazetecilerin, İran’dan doğal gaz akışına ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin İran doğal gazıyla ilgili problem olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Güler, “Biliyorsunuz. Yine aşırı soğuklar etkili oldu. Şu anda gaz gelişiyle ilgili arkadaşlarımız görüşüyorlar. Gelen miktar azaldı ve durdu ama projelerle ilgili görüşmelerimiz sürüyor biliyorsunuz” dedi.
Bundan sonra problem olup olmayacağı konusunda İran Hükümeti’nin güvence verip vermediği hususundaki bir soruya Bakan Güler, “Urumiye ile Tebriz’i by-pass edecek bir boru hattı konusunu proje bazında görüştüklerini belirterek, bu gelişme olduğu takdirde benzer sorunların yaşanmayacağını ümit ettiklerini söyledi. Güler, şöyle devam etti:
“Onun dışında zaten ortak projelerimizle ilgili ekiplerimiz görüşmelerini sürdürüyorlar. Elektrik ile ilgili olan konuda gelişmeler tamamlanmak üzere, bitmek üzere. Yani bu proje iyi gidiyor. Petrol ve doğal gaz konusunda, özellikle doğal gaz konusundaki çalışmalarımızda da TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) aldığı dosyayı ve dataları değerlendiriyor. Bu değerlendirme olunca sizlerle görüşürüz.”
İran’la yeni bir doğal gaz anlaşmasının yapılacağı yönünde bilgiler bulunduğu, teknik ekiplerin gelip gelmediği yönündeki bir soruyu da yanıtlayan Güler, teknik ekiplerle ilgili bir takvim görüşmesi yapıldığını, ona göre de programların uygun olduğu taktirde ziyaretin gerçekleşeceğini ve çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.
NABUCCO PROJESİ
Güler, Nabucco projesiyle ilgili bir soruya üzerine, projede RWI firmasının 6’ncı ortak olarak alındığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Nabucco projesi son sürat gidiyor ve bununla ilgili genel koordinatörümüzü seçtik. Dolayısıyla hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Tabii ki Nabucco projesinin önemli kaynaklarından bir tanesi de İran. Bununla ilgili görüşmelerimiz sürüyor biliyorsunuz. Tabii bunlar büyük projeler, önemli projeler. Ciddi projelerin böyle zaman zaman detayları oluyor. Bu da gerçekleştiği taktirde, proje zaten yürüdüğü için, gaz naklini de inşallah başarıyla projenin başlamasıyla beraber gerçekleştireceğiz.”
Bir gazetecinin Fransa’nın projeye 7’nci ortak olarak alınma isteğinde olduğunu hatırlatması üzerine Güler, “Biz burada 6’ncı ortağı seçtik, o kadarını söyleyeyim. 6’ncı ortağın seçilmesi önemli, RWI. Şu andaki karar da, biliyorsunuz, ittifakla alınıyor. Kararımız bu şekilde gerçekleşti. Bunu iyi değerlendirmek lazım” dedi.
BAGHERİ
İran’ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Gulamrıza Bagheri de doğal gaz akışıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Doğal gaz akışıyla ilgili sorunların çözülmesi hususundaki İran’ın çabalarının sorulması üzerine Bagheri, şunları kaydetti:
“Sayın Bakanımız’ın söylediği gibi, o konuda işbirliğimiz devam etmektedir. Görüşmeler devam ediyor. Teknik aksaklıklar nedeniyle bazen çıkan pürüzleri de gidermeye çalışıyoruz. Onlara teknik çarelerin bulunmasına çalışıyoruz. Bizde herhangi bir problem yok. Yalnız, bize zaman lazım. Biraz fırsat verin ki görüşmeler yeterince pişmiş bir noktaya varsın. İnşallah bizim bu işbirliğimiz dünyaya çok büyük katkılar sağlayacak.”
Doğal gaz akışının düzene girmesi için kesin bir tarih verilip verilemeyeceği yönündeki soruya üzerine Bagheri, “Proje çok büyük. Bizim ilişkilerimiz geniş çapta devam etmekte. Bunu belirli bir zamana bağlamak çok zor. Görüşmeler devam ediyor. Görüşmelerimiz iyidir. Karşılıklı anlayış mevcuttur. İki ülke halkının yararına bir projedir. Problem yok. Yalnız bizim zamana biraz ihtiyacımız var” diye konuştu.
Edinilen bilgiye göre, İran’dan Türkiye’ye doğal gaz akışı dünden itibaren sağlanamıyor.
Güler: Nabucco Projesi enerji barışı
Enerji Bakanı Güler, Nabucco Projesi’nin, Avrupa’nın sadece bir gaz temin projesi değil, aynı zamanda bir enerji barışı olduğunu kaydetti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Nabucco Projesinde boru hattının Türkiye’nin doğu sınırı yerine Ankara yakınlarındaki Ahiboz’dan başlaması önerisini sunacaklarını söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, BOTAŞ’ın da ortağı bulunduğu Nabucco Uluslararası Gaz Boru Hattı Şirketine, Alman RWE Şirketinin 6. ortak olarak katılması nedeniyle Viyana’da düzenlenen imza törenine katıldı.
Bakan Güler tören öncesi yaptığı açıklamada, Nabucco projesinde boru hattının Türkiye’nin doğu sınırı yerine Ankara yakınlarındaki Ahiboz’dan başlaması önerisinde bulunacaklarını belirterek, böylece Türkiye üzerinden Avrupa’ya doğal gaz aktaracak hattın sürecinin büyük ölçüde kısalacağını bildirdi.
“Nabucco Projesinin gerçekleşmesine bazı çevrelerin şüphe ile baktıkları” yönünde bir soru üzerine Bakan Güler, Nabucco Projesinin planlandığı süre içinde başlayıp tamamlanmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını ifade ederek, “Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattına da çeşitli çevreler başlangıçta şüphe ile bakmışlardı. Ancak bildiğiniz gibi tamamlandı ve hizmet veriyor. Bu hattın gerçekleşmesinde görev alan ekibi Nabucco Projesi için görevlendirdim. Nabucco Projesinin gecikmesi veya gerçekleşmemesi için hiç bir neden bulunmuyor” dedi.
Halen Avrupa’ya doğal gaz sevk eden en önemli üretici konumundaki Rusya’nın Nabucco Projesine rakip olup olmadığının sorulması üzerine ise Güler, şu yanıtı verdi:
“Bu proje (Nabuco) başka bir projeye rakip değil. Ayrı bir fizibilitesi, ayrı bir karakteri ve ayrı bir müşteri kitlesi var. Komşularımızın birçoğu gaz zengini ülkeler ama yatırıma ihtiyaçları var. Nabucco Projesi bu gaz zengini ülkelere yatırım imkanı tanıyacak.”
HAZAR DENİZİ SORUNU
Bakan Güler, Hazar denizi üzerindeki hak talebi sorununun da diplomasi ve hukuk yoluyla çözümleneceğini ifade ederek, “Hazar denizinin statüsünün bir an önce netliğe kavuşması lazım. Bu sorunun diplomasi ve enerji hukuku yoluyla çözümleneceğine inanıyorum” diye konuştu.
ABD-İran arasındaki sorunun İran gazının da Nabucco boru hattı ile Avrupa’ya ulaştırılması önünde engel teşkil etmeyeceğini de belirten Bakan Güler, “Nabucco Projesinin en büyük müşterisinin AB ülkeleri olduğunu, ABD’nin hassasiyetlerini anlamakla birlikte İran’ın da bizim komşumuz olduğunu ve enerji ihtiyacımızı karşılayabilmek için enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek zorunda olduğumuzu da unutmamak lazım” dedi.
Fransa’nın da Nabucco Projesine talip olduğunu ifade eden Bakan Güler, “Bu konunun yoruma açık olduğunu, Fransızların Nabucco Projesine ortak olup olamayacaklarına AB’nin karar verebileceğini” söyledi.
İKİLİ TEMASLAR
Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, imza töreni öncesinde Avusturya Ekonomi Bakanı Martin Bartenstein ve AB Nabucco Projesi koordinatörü Jozias Van Aarsten ile ayrı ayrı birer görüşme yaptı.
İkili görüşmelerde Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Selim Yenel de hazır bulundu.
Tüpraş demiryolu ile akaryakıt taşımaya başladı
Tüpraş, kendi vagonları ile rafineriler arası ilk ürün taşımasını gerçekleştirdi. Demiryolu ile ilk etapta Tüpraş’ın İzmit, Kırıkkale ve Batman Rafinerileri arasında yılda yaklaşık 2 milyon ton ürünün taşınması planlanıyor.
Yaklaşık iki yıldır süren çalışmalar sonucunda ilk kargo, 30 Ocak’ta Kırıkkale’den İzmit’e gönderildi. Tüpraş yetkililerinden alınan bilgiye göre, Tüpraş, rafinerilerin verimliliğinin artırılması, üretimin güvenli biçimde sürekliliğinin sağlanması, ürün ve üretim kayıplarının en aza indirilmesi için planlanan yeni iş hedefleri doğrultusunda 22.5 milyon YTL yatırımla İzmit-Kırıkkale ve Batman rafinerileri arasında demiryolu ile akaryakıt taşımaya başladı.
TCDD’nin Tüpraş’a ait 151 adet sarnıçlı vagon ile taşımacılık yapmasına ilişkin izni vermesinin ardından, satın alınan ilk etap 41 adet vagon için EPDK ve TCDD’den akaryakıt taşımacılığı kapsamında gerekli izinler alındı.
Demiryolu ile akaryakıt taşımacılığının yapılabilmesi amacıyla vagon dolum, boşaltım tesislerinin revizyonu için İzmit Rafinerisi’nde 14 milyon 390 bin, Kırıkkale Rafinerisi’nde 5 milyon 696 bin YTL, Batman Rafinerisi’nde ise 396 bin YTL olmak üzere toplam 20 milyon 482 bin 781 YTL ve yeni vagon alımları çerçevesinde ise 1 milyon 864 bin YTL yatırım gerçekleştirildi.
İLK ÜRÜN İZMİT RAFİNERİSİ’NE ULAŞTI
İlk ürün olarak Kırıkkale Rafinerisinde ihtiyaç fazlası 732 ton kurşunsuz benzin, TÜPRAŞ’a ait 17 vagon, TCDD’ye ait lokomotifle Kırıkkale Yahşihan Tren İstasyonundan Kocaeli’nin Körfez Tren
İstasyonuna 30 Ocak 2008’de getirildi.
Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut ve diğer yöneticiler tarafından karşılanan katar, İzmit Rafinerisi vagon dolum ve boşaltım tesislerine getirilerek, ürün piyasaya sunulmak üzere rafineri tanklarına aktarıldı. Erkut, ilk katarın İzmit Rafinerisi Vagon Dolum Boşaltım Tesislerine ulaşması nedeniyle düzenlenen törende, uygulamayı rafineriler ve bölgeler arası ürün ve talep dengesizliklerini gidermek, rafineriler arasındaki sinerjiyi geliştirmek amacıyla başlattıklarını belirterek, “Bu uygulama atıl kapasitenin kullanılmasını sağlarken ülke ekonomisine ilave katma değer yaratılmasına imkan verecektir” dedi.
YILDA YAKLAŞIK 2 MİLYON TON ÜRÜN TAŞINACAK
Demiryolu taşımacılığı ile ilk etapta, üretim ve talep dengesine göre Tüpraş’ın İzmit, Kırıkkale ve Batman Rafinerileri arasında yılda yaklaşık 2 milyon ton ürünün taşınması planlanıyor. Rafinerilerde üretilen ürünler, arz fazlası olan bölgeden, talep olan bölgeye demiryolu ile taşınarak verimliliğin artırılması hedefleniyor.
Koç, nükleer için ortak arıyor
Reuters’ın sorularını yanıtlayan Koç Holding Enerji Grubu Başkanı Erol Memioğlu, “Biz her iki projeyle de yakından ilgileniyoruz ve bu kapsamda yerli ve yabancı şirketlerle ortaklık konularını görüşüyoruz. Ancak ihalelere teklif verip vermememiz şartnamelere bağlı olacak, ondan sonra tavrımız netleşecek” dedi.
Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), Türkiye’nin elektrik ihtiyacının karşılanmasında önemli yer tutan Afşin Elbistan’daki kömür sahalarında maliyeti 3-4 milyar dolar olarak öngörülen ve teklif gelmediği için daha önceki ihaleleri birkaç kez iptal edilen C ve D termik santral ünitelerinin kurulması projesinde yeniden ihaleye çıktı. Santral yapım ve iki kömür sahasının rödövans ihalelerinde son teklif verme tarihi 26 Haziran olarak belirlendi.
Hükümetin ayrıca 4,000 Megawatt (MW) artı/eksi yüzde 25 büyüklüğünde olması planlanan nükleer santral ihalesinin şartnamesini 21 Şubat’ta açıklaması bekleniyor.
‘AFŞİN-ELBİSTAN’DA ŞARTNAMEYE GÖRE KARAR VERECEĞİZ’
Memioğlu, “Afşin-Elbistan ihalesinde sözel olarak şartnamenin iyileştirildiği bilgisini aldık. Bunu şartnamede de görünce teklifimizle ilgili konu netleşecek” dedi. İhale ilanında santralde üretilecek elektriğin 15 yıl süreyle satın alınmasına ilişkin garanti getiriliyor. İşin süresi, ilk beş yılı yatırım dönemi olmak üzerde 30 yıl olarak belirlendi. Söz konusu ihalelerde, termik santralin kurulu gücü her biri için en az 1.200 MW olarak öngörülüyor.
Hükümet, yatırımcılarda meydana gelen rahatsızlığı gidermek için Afşin Elbistan santrallerinde üretilecek elektriğe 15 yıl süreyle alım garantisi getirilmesine ilişkin düzenlemeyi geçen yıl Jeotermal Yasası’na eklemişti. Bu çerçevede, EÜAŞ tarafından yapılacak kömür tahsis ihalesi sonucunda, kömür kullanım hakkı elde edecek şirketlerin 1.000 MW üzeri güçte, yerli kömür yakıtı elektrik santrallerinden 2014 yılı sonuna kadar işletmeye girenlerin ürettiği elektrik, perakende ve toptan satış lisansı sahibi şirketler tarafından 15 yıl süreli ikili anlaşmalarla satın alınabilecek. Koç Holding’in ortaklığı olan Demir Export kömür sahalarının işletilmesi konusunda faaliyet gösteriyor.
Memioğlu ayrıca nükleer santral projesinde de tek bir lisans yerine “modüler” yaklaşım yapılmasının daha iyi olacağına dair Koç Holding CEO’su Bülent Bulgurlu’nun hafta sonu basında yer alan açıklamasına dikkat çekerek “Tek lisans yerine modüler olarak 2 lisans daha iyi olabilir, her şey 21 Şubat’taki şartname ayrıntılarında görülecek” dedi.
Karadeniz’de ‘5 milyar varil’ petrol umudu
Son yıllarda petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına ağırlık veren Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), yurtiçi ve yurtdışındaki çalışmalarını dünyanın büyük petrol şirketleriyle birlikte yürütüyor.
Enerji Bakanı Hilmi Güler ile Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında kurumunun faaliyetleri hakkında bilgi veren Uysal, Petrobras ile 2006-2007 yıllarında bölgedeki sismik çalışmaları gerçekleştirdiklerini kaydederek, “İlk kuyunun 2011 yılında açılması planlanıyordu ancak bunu iki yıl öne çektik ve 2009 yılında sondaj yapılacak” dedi.
Petrobras’ın 4 yılda toplam 400 milyon dolarlık yatırım gerçekleştireceğini vurgulayan Uysal, burada açılan bir kuyunun maliyetinin 150 milyon dolardan fazla olduğunun altını çizdi,
GÜLER : 4 MİLYAR DOLAR HARCADIK
Güler, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz ihtiyacının karşılanması için yatırımlara büyük önem verdiklerini, bugüne kadar 4 milyar dolarlık harcama gerçekleştirdiklerini belirterek, “Para ve fedakarlıktan çekinmiyoruz. Bunun karşılığını da almaya başladık” dedi.
Bu yıla kadar sismik ve yeraltı çalışmalarına ağırlık verdiklerini, gerekli teçhizatın alındığını ifade eden Güler, şunları söyledi: “Bugüne kadar olayın mimarisini kurduk. Bundan sonra sonuç alma aşamasına geldik. Karadeniz başta olmak üzere Orta Asya, Kafkasya’da çalışmalarımızı yürüteceğiz. Gelecek hafta Venezuella’ya bir heyet gidip görüşme yapacak. Ekvator ve Kolombiya da programımız içinde.”
10 YILDA 500 MİLYAR DOLAR
Uysal, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda petrol ve doğalgaz için harcayacağı tutarın 500 milyar dolar düzeyinde hesaplandığını belirterek, TPAO olarak yapacağı keşiflerle bu miktarı düşürme gayreti içinde olduklarını bildirdi.
Bu yıl TPAO’nun 826 milyon dolarlık yatırım gerçekleştireceğini kaydeden Uysal, “Yaptığımız çalışmalara baktığımızda Karadeniz’in doğusu petrol, batısı ise doğalgaz açısından büyük ümitler vaadediyor” dedi.
Uysal, TPAO’nun geçen yılı sonu itibariyle yurtiçinde 45 bin, yurtdışında ise 55 bin varil olmak üzere 100 bin varil petrol eşdeğer üretim gerçekleştirdiğini, bu rakamın 2015’te 300 bin varil olmasını hedeflediklerini kaydetti.
BİR ÇOK ÜLKE İLE ÇALIŞMA GÜNDEMDE
Uysal, Suriye sınırında yaptıkları sondajlar sonucunda 22 kuyudan toplam günlük 2 bin 200 varil petrol üretmeye başladıklarını, bunun Türkiye’nin ihtiyacı olan 600 bin varilin yanında küçük olsa da, sağladıkları katkının önemli olduğunu belirtti.
TPAO’nun Suriye, İran, Irak ve Türkmenistan’ın yanı sıra Brezilya, Tanzanya ve Yemen ile çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Uysal, Libya’daki arama faaliyetlerinin de devam ettiğini belirtti.
YENİ RAFİNERİ GÜNDEMDE YOK
Uysal, TPAO’nun dünyanın önde gelen önemli enerji şirketlerinden biri olma yolunda bulunduğunu, her yıl artan üretimin bunun önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Uysal, TPAO’nun gündeminde rafineri kurmanın öncelikli konular arasında olmadığını da bildirdi.
OPEC üretimde değişikliğe gitmedi
VİYANA – Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) günlük petrol üretim miktarında değişikliğe gitmedi. Bir delegenin verdiği bilgiye göre OPEC ülkeleri petrol fiyatlarının varil başına 91 dolar civarında seyretmesine rağmen bu kararı aldı. OPEC delegesi, örgütün bundan sonraki toplantısının planlandığı gibi 5 Mart’ta yapılacağını da belirtti.
Uluslararası piyasada yeterince ham petrol bulunduğunu belirten OPEC kaynakları, ham petrol satış fiyatındaki tırmanışın küresel gerginliklerden ve piyasadaki spekülasyonlardan kaynaklandığını kaydediyor.
OPEC üyesi 12 ülke son bakanlar toplantısında alınan karar uyarınca, günde toplam 30,5 milyon varil ham petrol üretiyorlar.
