Cumhurbaşkanı Gül: 4. büyük enerji ana yolu olacağız
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nabucco’nun Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü enerji ana yolu olacağını söyledi. Türkiye’nin projeyi bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahip olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, Transkafkas hattının birinci ayağında, gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batıya iletecek” dedi. Gül, Orta Avrupa Liderler Zirvesi’nde liderlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji politikalarını anlatan Gül, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının yanına yapılacak bir hat ile Irak doğalgazının Türkiye’ye taşınabileceğini bildirdi. Türkiye’nin enerji stratejisini “İthalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak”şeklinde özetleyen Gül, Türkiye ile Avrupa’nın enerji stratejilerinin birbirine benzediğini de sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Gül: 4. büyük enerji ana yolu olacağız
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nabucco’nun Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü enerji ana yolu olacağını söyledi. Türkiye’nin projeyi bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahip olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, Transkafkas hattının birinci ayağında, gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batıya iletecek” dedi. Gül, Orta Avrupa Liderler Zirvesi’nde liderlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji politikalarını anlatan Gül, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının yanına yapılacak bir hat ile Irak doğalgazının Türkiye’ye taşınabileceğini bildirdi. Türkiye’nin enerji stratejisini “İthalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak”şeklinde özetleyen Gül, Türkiye ile Avrupa’nın enerji stratejilerinin birbirine benzediğini de sözlerine ekledi.
Afacan:Yabancı biyoyakıt tekelleri birliği bile satın almak istedi!
Dünya gıdada fiyat artışını tartışırken uluslararası biyodizel tekelleri yeni alanlar arıyor. Albiyobir Başkanı Afacan, “Bu gruplar Türkiye’yi takibe aldı. ‘Birliğe ortak olalım’ diyen bile var” dedi..
Küresel ısınma ile birlikte gıda fiyatlarındaki artış akaryakıta alternatif olarak gösterilen biyoyakıtları, “suçlu” kervanına soktu. Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletlerin gıda güvenliği konusunda tehlike olarak gösterdiği biyoyakıtların günah keçisi olarak gösterilmesine karşı çıkan Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği Başkanı Tamer Afacan, “Fosil yakıtlar kullanıldığı için küresel ısınma yaşanıyor. Küresel ısınma olduğu için de gıda fiyatları artıyor. Suçlu biyoyakıtlar değil, fosil yakıtların ta kendisidir. Petrol fiyatları bu seviyede gider, alternatif enerjiler bulunmazsa araziler hangi yakıt kullanılarak işlenecek. Nedense bunlar göz ardı ediliyor” dedi. Yine de güçlü ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin tarım alanlarına göz diktiklerini doğrulayan Afacan, ABD’nin Ukrayna, Almanya’nın ise Bulgaristan’ın tarım alanlarına ve tesislerine yerleştiğini dile getirirken Türkiye’deki durumu ise şöyle özetledi: “Uluslararası spekülatörlerin büyük rantları olduğu bir gerçek. Maalesef tahıllarda ve yağlı tohumlarda bir kısım ülkeler tekelleşmeye doğru gidiyor. Ukrayna’da ‘beyaz devrim’ diye adlandırılan hareket sonunda bir gecede tüm yağ fabrikaları el değiştirdi. Bugün Ukrayna’da sözleşmeli tarım yaptıracağım deseniz bir karış yer bulamazsınız. Hepsi ABD’lilerin elinde. Almanlar ise Bulgaristan’ı parsellediler. Bu büyük devler Türkiye’de de ciddi manada sözleşmeli tarım yaptırmak istiyorlar. Her gün heyetler geliyor ve ürettiğimiz kanoluya alalım, bizim için üretim yapın teklifler sunuyorlar. Biz hayır demekten yorulduk, onlar gelmekten yorulmadı.”
20 ÜLKE BEKLİYOR
Afacan, gelen heyetlerin büyük çiftlikleri ve birlik olarak kendilerini ziyaret ettiklerini anlatırken, ilginç bir ortaklık önerisinden de söz etti. Afacan bugüne kadar altıyedi Alman, Fransız ve Avusturyalı şirketin gelip sözleşmeli tarım teklif ettiğini aktarırken, “Halen 350 bin hektar olan kanola üretiminin 750 bin hektara çıkarılması için teklif getiriyorlar. Çevre Bakanlığı lisanslı atık bitkisel yağları istiyorlar. Bugün topladığımız yağı satmaya çıksak 20 ülke kapıda bekliyor. Bizim statümüzü bilmeyip birliğe gelerek ortaklık teklif edenler bile var. Biz bir birliğiz, ne ortaklığı deyince şaşırıp gidiyorlar” dedi.
Dağıtıma Gaziantep ilinden başladık 70 milyon tasarruflu ampule ihtiyaç var
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dün Ankara’da düzenlenen “Enerji Verimliliği ve Tasarrufu’ konulu panele katıldı.
Bakan Güler, Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı (TÜTEV)’nın Ankara Hilton’da gerçekleştirdiği panele ‘enerji verimliliğinin’ maskotu Enver’le birlikte geldi. Burada konuşan Hilmi Güler, bütün evlerdeki verimsiz çalışan akkor (telli) ampullerin verimli ampullerle gönüllülük esasına dayanarak değiştirileceğini açıkladı. Projenin ilk olarak Gaziantep’te başlatıldığını ifade ederken, yaklaşık 70 milyon tasarruflu ampule ihtiyaç duyulacağını aktardı. Güler’in vergi bilgiye göre, Türkiye’deki bütün akkor ampullerin değiştirilmesi durumunda 2 Keban Barajı’nın üretimine denk elektrik tasarrufu sağlanacak. Ayrıca çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi eski tip elektrikli aletlerin az enerji tüketen yenileriyle değiştirilmesi halinde de yine 2 Keban Barajı’nın üretimine eşit miktarda tasarruf sağlanabilecek. Konuşmasında artan petrol fiyatlarının yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini de artırdığına değinen Bakan, bunun için su, rüzgâr, güneş gibi kaynakların alternatif değerlendirilmesine özel önem verileceğini bildirdi. Bu amaçla salonda bulunan TÜTEV üyelerine seslenerek, “Bütün bu projeleri sizin gibi teknik elemanlarla başaracağız.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Türkiye’nin büyük ümit bağladığı Karadeniz’deki petrol aramalarını hızlandıracaklarını, bölgedeki sondaj çalışmalarına da gelecek yıl başlanacağını kaydetti. Bakan Güler’in konuşması sırasında ilginç bir olay yaşandı. Toplantıda konuklara hitap eden Güler’in konuşması sırasında bir anda elektrikler kesildi. Salon karanlığa gömülürken Bakan Hilmi Güler, “Bu iyi bize bir mesaj oldu.” şeklinde espiri yaptı.
Panelin açılış konuşmalarından birini yapan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş ise Türkiye’de geçen yıl elektrik kaybının ekonomik büyüklüğünün 2,1 milyar YTL olduğunu söyledi. Bazı bölgelerde kayıp-kaçağın yüzde 64′lere çıktığına dikkat çeken Köktaş şöyle konuştu: “22 milyar kiloVatsaate yakın elektrik enerjisi kaybediliyor. Kayıp-kaçakta ülke ortalaması yüzde 15 gibi yüksek bir rakam. Buna karşın özel sektörün faaliyet gösterdiği AB ve OECD ülkelerinin kayıp-kaçak oranı yüzde 6-8 arasında değişiyor. Türkiye’de özel sektörün hizmet verdiği Kayseri’de kayıp-kaçak oranı da yüzde 7,5. Bu da gösteriyor ki elektrik sektöründe özelleştirmeler bir an önce yapılmalı.” TÜTEV Başkanı Emrah Nalçacı da 1991′de kurulan vakfın bilimselliği ve ortak aklı rehber kabul ettiğini ve çalışmalarını bu şekilde sürdürdüğünü söyledi.
Rusya enerjideki nüfuzunu pekiştiriyor
Rusya, enerji alanındaki nüfuzunu yeni anlaşmalarla pekiştiriyor. Türkiye’nin de katılımcıları arasında olduğu Nabucco projesini büyük ölçüde by-pass edecek Güney Akım Projesi’ne Yunanistan da dahil oldu.
Anlaşma, Moskova’da Rusya lideri Vladimir Putin’le Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis tarafından imzalandı. Sibirya doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak Güney Akım Boru Hattı, Karadeniz’in altından geçerek projeye daha önce dahil olan Bulgaristan’a ulaşacak.
Projeye şu ana kadar katılan diğer ülkeler ise Sırbistan ve Macaristan… Avusturya veya Slovenya’nın da projeye dahil edilmesiyle hat, İtalya’ya kadar uzatılacak.
15 milyar dolara mal olacağı tahmin edilen 900 kilometrelik boru hattından yılda 30 milyar metreküp doğalgaz taşınması hedefleniyor.
TPAO’dan Çalık’a adrese teslim rafineri daveti
Sabah-ATV’nin yeni sahibi Çalık Grubu, rafineri kurmak için uzun süredir peşinde olduğu Ceyhan’daki Kızıl Arazi’nin sahibi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile ortaklık kurmaya hazırlanıyor.
Çalık Grubu rafineri kurmak için uzun süredir peşinde koştuğu Ceyhan’daki Kızıl Arazi’ye dolaylı bir yoldan sahip olacak. Rafineri kurmaya müsait olan söz konusu arazinin sahibi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Sabah-ATV’nin yeni sahibi Çalık Grubu ile ortaklığa hazırlanıyor. Ceyhan’a kurulacak yeni rafineride TPAO’nun payı yüzde 10 olacak. Kalan bölüm ise Çalık ile müstakbel Kazak ortağı Kazmunaigaz arasında paylaşılacak.
Enerji şirketleri rafineri kurmak için Türkiye Devlet Demiryolları’nın (TCDD) mülkü olan araziyi almak için birbirleriyle yarışıyordu. Ancak kamu kurumu olanan TPAO, TCDD ile anlaşarak araziyi aldı. Referans’ta 28 Nisan tarihinde yayınlanan haberi perşembe günü katıldığı bir TV programında doğrulayan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal kurulacak bir rafineride yüzde 10 paya sahip olmak istediklerini açıkladı.
Uysal “Herkese açığız. Böyle bir arazimiz var, gelin rafineri kuralım deriz. Hangisi en uygun şartlarla gelirse anlaşırız” dedi. Ancak Uysal’ın bu açıklamasına rağmen Çalık dışında hiçbir şirketin şu anda TPAO ile rafineri ortaklığı yapması mümkün değil. Çünkü rafineri kurma izni alabilen tek grup Çalık oldu. Ceyhan’da rafineri yapmak üzere POAŞ, Socar-Turcas grupları EPDK’ya başvurmuştu. Ancak Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) sürekli engel çıkararak bu şirketlere rafineri kurmak için izin vermedi. Aralık 2007′de EPDK’dan rafineri lisansı almayı başaran tek şirket ise Çalık Enerji oldu.
Aslında Çalık Grubu rafineri işinde Kazaklar’dan önce Hindistanlı Indian Oil ile ortak olmayı planlıyordu. Ancak Çalık’ın yanı sıra başka şirketlerin rafineri lisansı için başvurması Indian Oil’i rahatsız etmişti. Ortaklıktan çekilen Indian Oil’den yetkililer Hindistan’ın, günde 3 milyon kişinin ziyaret ettiği haber portalı Sify’e yaptıkları açıklamada, Ceyhan’da rafineri kurulumu için ortağı Çalık ile birlikte başvuru yaparken “Tek lisans” garantisi aldıklarını belirtmişti.
Çalık’la rafineride ortak olması beklenen Kazaklar ise işi sıkı tutuyor. Cuma günü Kazakistan’dan bir heyet incelemelerde bulunmak üzere Adana’ya gitti. Dün gerçekleştirilen ziyarette Adana Valisi ile görüşen heyetin Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) tesislerini inceleyerek burada işadamları ile görüşeceği belirtiliyor. Enerji de Rusya’ya bağımlılığını azaltmak isteyen Kazakistan petrolünü BTC boruhattı aracılığıyla Ceyhan’a taşıyarak burada kuracağı rafineri ile elde ettiği ürünleri dünya piyasasına pazarlamayı hedefliyor. Kazak petrolünün BTC aracılığıyla Ceyhan’a ulaşmasına ilişkin anlaşma ise geçen hafta Kazak parlementosunda onaylanarak yürürlüğe girdi. Kazakistan’ın İstanbul Başkonsolosu Abutalip Ahmedov geçen ay Referans’ a verdiği röportajında Ceyhan’a rafineri kurmak istediklerini belirterek büyük entegre proje için Çalık Enerji, Botaş ve TPAO ile temasta olduklarını söylemişti.
2 milyar dolarlık kaynak gerekiyor
Sabah-ATV’nin 1.1 milyar dolarlık finansmanında oldukça zorlanan ve kamu bankalarından aldığı 750 milyon dolarlık kredi nedeniyle yoğun eleştiriler alan Çalık Grubu’nun rafineri işinde kendi payına en az 2 milyar dolarlık kaynak bulması gerekiyor. Üstelik Çalık Grubu’nun önünde şu anda buzdolabına alınmış bir Samsun-Ceyhan boru hattı inşaa işi de var.
Çalık, İtalyan ortağı Eni ile Eylül 2006′da 1.5 milyar dolarlık Samsun-Ceyhan boru hattının inşa işini aldı. Nisan 2007′de hattın temeli atıldı. Temel atmadan sonra 6 ay içinde fiili olarak işe başlamak gerekiyordu. Ancak gayri resmi olarak inşaata başlama süresi sürekli uzatıldı. Bugüne kadar çivi bile çakılmadı.
KIZIL ARAZİ ÇOK KIYMETLİ
Bölgede deniz kenarında, limana çok yakın bir konumda olan yaklaşık 3 bin 500 dönümlük Devlet Demiryolları’nın arazisi rafine yatırımı için en uygun yer olarak gösteriliyor. Araziyi, 2005 yılında Kızıltepeli Mehmet Öz ve Gaziantepspor eski Başkanı İbrahim Kızıl’ın sahip olduğu Kızıl Şirketler Grubu, Devlet Demiryolları’ndan ihaleyle satın almıştı. Arazinin adı da buradan geliyor. Ancak ihale devlet kademelerinde büyük gürültü koparmıştı. İhaleyi 125 milyon 250 bin YTL’lik teklif ile alan İbrahim Kızıl’ın, araziyi Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani adına aldığı iddiaları ise ortalığı karıştırmıştı. Bu olayların ardından ihale iptal edilmişti. Kızıl arazi satışının iptali sonrası Enerji Bakanı Hilmi Güler de bu araziyi enerji merkezi olarak kullanacaklarını ifade etmişti.
Doğalgaz cezalarına da af geliyor
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıta eklenen markerla ilgili suçlardan sonra, doğalgaz ve hidroelektrik sektörüne yönelik iki yeni af çalışması daha başlattı.
Edinilen bilgilere göre, hidroelektrik santrali lisans işlemleri için başvuruda bulunan ve işlemlerini zamanında yetiştiremeyen yatırımcılar için bir yönetmelik hazırlandı. Buna göre, daha önce Devlet Su İşleri (DSİ)’nden su kullanımı hakkı almış olup da lisans için EPDK’ya başvuran, fakat gerekli işlemleri tamamlayamadığı için lisans alamayan yatırımcılara da yeni bir hak daha verilmiş olacak. Kurul ayrıca, doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren şirketlere uygulanan suçların affı için de bir çalışma başlattı. Çalışmanın tamamlanması halinde doğalgaz dağıtım şirketlerinden geçmiş dönemde mevzuata aykırılık, standart dışı malzeme kullanımı, abonelere yönelik haksız uygulamalar vb. nedenlerle ceza alanların cezaları affedilmiş olacak. Başbakanlığa gönderilen yönetmeliğin yayımlanarak kısa bir süre içerisinde uygulamaya girmesi bekleniyor. Her iki yeni çalışmayla ilgili soruları kurul yöneticileri cevapsız bıraktı. Bilindiği gibi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt kaçakçılığını önlemek için 1,5 yıl önce uygulamaya konulan ulusal markerla (İşareTR) ilgili geçen ay yeni bir düzenleme yapmıştı. Şubat 2008′de çıkarılan yönetmenlikle kurul, markerın akaryakıta eklenmesi sırasında yaşanan kayıpların, bağımsız denetim raporu şartıyla teknik kayıp sayılacağını duyurmuştu. Kamuoyunda “Kaçakçılığı engelleyecek marker suçları affoldu” yorumlarına neden olan yönetmelikle ilgili EPDK, “kamunun herhangi bir zararının söz konusu olmadığı” savunmasını yapmıştı.
Doğalgaz cezalarına da af geliyor
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıta eklenen markerla ilgili suçlardan sonra, doğalgaz ve hidroelektrik sektörüne yönelik iki yeni af çalışması daha başlattı.
Edinilen bilgilere göre, hidroelektrik santrali lisans işlemleri için başvuruda bulunan ve işlemlerini zamanında yetiştiremeyen yatırımcılar için bir yönetmelik hazırlandı. Buna göre, daha önce Devlet Su İşleri (DSİ)’nden su kullanımı hakkı almış olup da lisans için EPDK’ya başvuran, fakat gerekli işlemleri tamamlayamadığı için lisans alamayan yatırımcılara da yeni bir hak daha verilmiş olacak. Kurul ayrıca, doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren şirketlere uygulanan suçların affı için de bir çalışma başlattı. Çalışmanın tamamlanması halinde doğalgaz dağıtım şirketlerinden geçmiş dönemde mevzuata aykırılık, standart dışı malzeme kullanımı, abonelere yönelik haksız uygulamalar vb. nedenlerle ceza alanların cezaları affedilmiş olacak. Başbakanlığa gönderilen yönetmeliğin yayımlanarak kısa bir süre içerisinde uygulamaya girmesi bekleniyor. Her iki yeni çalışmayla ilgili soruları kurul yöneticileri cevapsız bıraktı. Bilindiği gibi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt kaçakçılığını önlemek için 1,5 yıl önce uygulamaya konulan ulusal markerla (İşareTR) ilgili geçen ay yeni bir düzenleme yapmıştı. Şubat 2008′de çıkarılan yönetmenlikle kurul, markerın akaryakıta eklenmesi sırasında yaşanan kayıpların, bağımsız denetim raporu şartıyla teknik kayıp sayılacağını duyurmuştu. Kamuoyunda “Kaçakçılığı engelleyecek marker suçları affoldu” yorumlarına neden olan yönetmelikle ilgili EPDK, “kamunun herhangi bir zararının söz konusu olmadığı” savunmasını yapmıştı.
ABD, nükleer enerjide Türkiye ile işbirliğine hazır
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ABD’li yatırımcıların nükleer enerji konusunda Türkiye’de işbirliği yapmasının önündeki engellerin aşılmasını umduklarını söyledi.
11. Avrasya Ekonomi Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen, “2008 Yılı ve Ötesi Enerji Ağırlıklı Stratejik Öngörüler” başlıklı oturumda konuşan Wilson, ABD’nin enerji politikalarından bahsetti. Global enerji talebinin arttığını, Bakanlıklarının öngörüsüne göre 2015 yılında global enerji tüketiminin yüzde 15 civarında artış göstereceğini belirten Wilson, enerji talebinin Çin başta olmak üzere kalkınmakta olan ülkelerden geleceğine işaret etti.
Wilson, “Bu artış aslında ekonomik gelişmenin pozitif etkisi” diyerek, kalkınma ve gelişmeyi yaparken bir taraftan da kaynakların tüketildiğini dile getirdi. Bu tüketimi önlemek için daha temiz alternatif ve yenilenebilir enerji kaynakları bulmaya çalıştıklarını, tedarik ve talepte çeşitlendirmeler yaptıklarını anlatan Wilson, “Bu noktada en güçlü ortaklarımızdan biri de Türkiye…” dedi.
Wilson, Türkiye’nin bu coğrafyada merkezi bir rol oynadığına işaret ederek, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı projesinin gerçekleşmesinden herkesin büyük haz aldığını, bu sayede bölgesel işbirliğinin arttığını söyledi. Şu an dikkatin BTC’nin gaz versiyonuna yöneldiğini aktaran Wilson, Şahdeniz ve Nabucco projeleri hakkında da katılımcılara bilgi verdi.
Wilson, Irak kaynaklı gaz rezervlerine de değindiği konuşmasında, “ABD, Türkiye ile Irak’ın işbirliğini kolaylaştırmak istiyor” diye konuştu. Mart ayında Türkiye’nin ilk sivil nükleer tesisi kuracağını açıkladığını hatırlatan Wilson, “Umuyoruz ki ABD’li yatırımcıların bu konuda işbirliği yapmasının önündeki engeller aşılmış olur” görüşünü dile getirdi. Wilson, bölgede ve dünyada enerjinin çok önemli bir rol oynadığını, dünyada küresel refahın hiç bu kadar hızlı gelişmediğini aktararak, ABD’nin Türkiye ve diğer ülkelerle çalışmaya ve refahın artmasına katkıda bulunmaya devam edeceğini söyledi.
“Kosova, yeni yatırımcılar bekliyor”
Oturumda konuşan Kosova Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Justina Shiroka-Pula da güvenli enerji tedariğinin önemine işaret etti.
Küçük bir ülke olduklarını, ancak enerji üretimi için kaliteli linyit yatakları bulunduğunu belirten Pula, temel amaçlarının özel sektör yatırımcılarını teşvik etmek ve kapasite artırımını özel sektör eliyle yapabilmek olduğunu aktardı.
Pula, “Kosova, yeni yatırımcılar bekliyor” diye konuştu.
Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Vujica Lazovic de, enerji tüketiminin gün geçtikçe arttığını, teknolojik gelişmeler, nüfus artışı, sanayideki ilerlemeler sonucunda çevrenin kirlenerek, doğal dengenin bozulduğunu anlattı.
Enerji tüketiminin değiştirilmesi ve yeni kaynaklar bulunmasının önemine işaret eden Lazovic, insanlığın artık enerjinin değerini fark ettiğini söyledi. Karadağ ekonomisi hakkında bilgi de veren Lazovic, enerji eksikliğinin, ülkenin büyümesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu bildiklerini kaydetti.
Lazovic, enerji alanında bağımsız olmaya çalıştıklarını, bu olmadan fonksiyonel bir ekonomi kurabilmenin mümkün olmadığını aktardı. Arnavutluk Ekonomi, Ticaret ve Enerji Bakanı Genc Ruli de Avrupa’nın enerji konusunda giderek Avrasya ülkelerine bağlı olmaya başladığını ifade ederek, gelecekte bölgeye ve Avrupa’ya gaz taşıyacak stratejik projeleri olduğunu kaydetti.
Ruli, diğer ülkelerle işbirliği yapmaya açık olduklarını bildirdi.
OPEC’in nisan ayında petrol arzı düştü
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) nisan ayında petrol arzı, Nijerya’da grev nedeniyle üretimin kesilmesi ve Suudi Arabistan ile İran’ın üretimini azaltması nedeniyle düştü.
OPEC yetkilileri ve piyasa uzmanlarına göre, OPEC’in mart ayında günlük 32.05 milyon varil olan üretimi nisan ayında günlük 31.64 milyon varile geriledi.
OPEC üyesi ve Afrika’nın en büyük petrol ihracatçısı Nijerya’da üretim geçen ay, Shell firmasına ait petrol boru hattına düzenlenen sabotaj ve Exxon Mobil’deki grev nedeniyle büyük ölçüde azaldı.
Suudi Arabistan ve İran’da geçen ay, müşterilerinin talebinin düşmesi nedeniyle üretimlerini azalttı. Suudi Arabistan üretimini günlük 100 bin varil, İran ise 50 bin varil düşürdü.
Nisan ayında OPEC’in petrol arzının düşmesine Angola ve Venezuella’da üretimin azalmasının da katkısı oldu.
Piyasa uzmanları, petrol arzının düşmesinin muhtemelen geçici olduğunu, herhangi büyük bir azalma eğiliminin başlangıç işareti olmadığını söyledi.
OPEC üretimi en son geçen yıl kasım ayında günlük 31.59 milyon varile düşmüştü.
Petrol fiyatları
Bu arada doların değer kazanmasıyla birlikte petrolün varil fiyatı 113 doların altına geriledi.
ABD ham petrolünün varil fiyatı 65 cent düşerek 112.81 dolar oldu. Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 46 cent azalarak, 110.90 dolara düştü.
