Irak petrolü için diplomasi atağı
Türkiye’nin Irak’taki petrol aramalarıyla ilgili diplomasi atağı sürüyor. TPAO Genel Müdürü Uysal başkanlığındaki bir heyet Bağdat’a gidecek. Irak Petrol Bakanlığı’nın kararını bu ziyarette açıklaması bekleniyor.
Irak’ın zengin petrol rezervinin bulunduğu güneyindeki aramalara Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) alınmaması kararından sonra görüşme trafiği hızlandı.
Son olarak geçtiğimiz haftalarda Enerji Bakanı Hilmi Güler, Irak Petrol Bakanı Şehristani ile Roma’da görüşmüştü. Geçtiğimiz hafta da Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi’nin Ankara ziyaretinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin listede yer almasını istemişti. Irak Hükümeti’nin listenin gözden geçirileceği sözü üzerine bu kez iş şansa bırakılmıyor.
TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal başkanlığındaki heyet Bağdat’a giderek, en yetkili ağızlarla birebir görüşme yapacak. TPAO’nun 1 milyar doların üzerinde kar yaptığına dikkat çeken Uysal, güneyde arama yapılan şirketlerin mali yapısını incelediklerini söyledi. “Bizden daha düşük mali değerlere sahip şirketler olduğunu gördük” diyen Uysal, Irak’a komşu ülkelerin hiçbirinin listede yer almadığına dikkat çekti.
TPAO, Irak’ın orta bölgesinde petrol araması yapabilecek. Ayrıca Bağdat yönetimi aldığı son kararla, TPAO’nun ülkesindeki yabancı şirketlerle ortaklık kurarak arama yapabilmesine de izin verdi.
Enerji taşımacılığı boru hatlarına kaydırılmalı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, doğalgaz ve petrolün tankerlerle Türk boğazlarından geçişinin Türkiye için ciddi bir endişekaynağı olduğunu belirterek, enerji taşımacılığının boru hatlarına kaydırılması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, “15′inci Orta Avrupa Ülkeleri Cumhurbaşkanları Zirvesi”nin son gününde “Entegrasyon, Güçlü ve Rekabete Dayana nEkonomi Olanağı, Enerji Perspektifleri ve Güçlükleri” oturumunda İngilizce bir konuşma yaptı.
Konuşmasında Türkiye’nin bölgesel konumuna değinen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin Orta ve Güneydoğu Avrupa’yla coğrafi olduğu kadar tarihi, kültürel ve ekonomik bağları olduğuna işaret ederek, bölgede barış ve istikrarın korunmasında önemli yeri olduğunu vurguladı.
Gül, zirveye katılan tüm ülkelerin ekonomi ve refah düzeylerinin bölgenin güvenliği ve istikrarına doğrudan etkisi bulunduğunu da dile getirdi.
Türkiye’nin reformlarla daha da büyüyen ekonomik dinamizminin, Türkiye için olduğu kadar Avrupa’nın için de büyük anlam taşıdığını anlatan Cumhurbaşkanı Gül, karşılıklı yatırımlar ve artan ticaret hacminin de bunu kanıtladığını söyledi.
Gül, Türkiye’nin, Avrupa ile olan ekonomik ilişkilerinin ulaştırma, turizm, iletişim gibi alanlardaki gelişmeler sayesinde çeşitlilik kazandığını kaydetti.
Enerji arz güzergahları…
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2030 projeksiyonlarına göre, fosil yakıtların gelecekte de enerji karışımlarının ana unsuru olacağına dikkati çeken Gül, bu maddelerin ticaretinin hızla yayılacağını, petrol ve gaz tüketen ülkelerin ithalatının daha da artacağını belirtti.
Gelecekte doğalgaz talebinin diğer yakıt türlerine göre daha da artmasının beklendiğini anlatan Gül, Türkiye’nin enerji politikasının temellerini, ithalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynakları ve ulaşım yollarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğin ekatkıda bulunmanın oluşturduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin, Dünya ve Avrupa için önde gelen hidrokarbon sağlayıcıları için doğal bir enerji koridoru olduğunu söyledi.
“Bizim enerji güvenliği stratejimiz, Avrupa Birliği’nin enerji arz güzergahlarının çeşitlendirilmesi politikası ile örtüşmektedir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Gül, bunun da Türkiye için bölgesel işbirliğinde yeni bir alanın açılması anlamına geldiğini belirtti.
Nabucco projesi
Enerji arz güvenliğinin dış politika, ulusal güvenlik, ekonomik kalkınma ve küresel istikrar ile yakından ilişkili hale geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, Nabucco projesinin hayata geçirilmesi ve Türkiye-Yunanistan-İtalya koridorunun tamamlanmasının ülkeler arasındaki karşılıklı bağı sağlamlaştıracağını kaydetti.
Almanya’nın, kısa süre önce Nabucco’ya altıncı ortak olarak katıldığını anımsatan Gül, yeni katılımın süreci hızlandıracağına olan inancını da dile getirdi.
Gül, Türkiye’nin, bu projeyi bir an önce bitirme konusunda siyasi irade ve kararlılığa sahip olduğunu vurgulayarak, proje ortaklarının da bu konuda üstlerine düşeni yapacağına inandığını söyledi.
Türkiye-Yunanistan-İtalya Doğalgaz Boru Hattı’nın, Avrupa enerji güvenliğine katkıda bulunacak projelerden biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, bu projenin Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesiyle Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü ana enerji yolu olacağını belirtti.
Türkiye’nin, temel doğal gaz tedarikçisi Rusya’nın yanı sıra İran ve Azerbaycan’dan doğal gaz, Cezayir ve Nijerya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) aldığını anlatan Gül, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan doğal gazının da Transkafkas hattının tamamlanmasıyla Türkiye üzerinden Batı’ya açılacağını kaydetti.
“Boğaz geçişlerinden endişeliyiz”
Hidrokarbon kaynaklarının Türk boğazları aracılığıyla taşınmasının ortaya çıkaracağı çevresel risklerinin son 10 yıldır tartışıldığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, Karadeniz limanlarından ithal edilen doğalgaz ve petrolün tankerlerle Türk boğazlarından geçişinin Türkiye için ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirtti.
Gül, boğazlarda meydana gelecek bir tanker kazasının pek çok tehlikeyi beraberinde getireceğine dikkati çekerek, “Türk boğazlarında meydana gelebilecek bir çarpışmanın etkisiyle oluşacak patlama, yalnızca binlerce insanın hayatını tehlikeye atmakla kalmayacak aynı zamanda şehirlere ve doğal çevreye, telafisi mümkün olmayan zararlar verecektir. Böyle bir felaket aynı zamanda petrolün dünya pazarlarına ulaşımını da kesintiyi uğratacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, “Bu ciddi riskler enerji taşımacılığının Türk boğazları yerine boru hatlarına kaydırılmasıyla çözülebilir” diye konuştu.
Irak doğalgazı
Türkiye’nin aynı zamanda Arap Doğalgaz Boru Hattı, Türkiye-İsrail Enerji Koridoru Projesi ve Suriye-Ürdün-Mısır-Irak-Lübnan ile elektrik hattı bağlantı projelerinin devam ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin aynı zamanda Irak doğalgazını çıkarma ve nakletme konusuylada ilgilendiğini belirtti.
Gül, Irak doğalgazının Türkiye’deki doğalgaz şebekesine,Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattına paralel yapılacak bir boru hattıyla kolaylıkla Türkiye’deki doğalgaz şebekesine bağlanabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül: 4. büyük enerji ana yolu olacağız
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nabucco’nun Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü enerji ana yolu olacağını söyledi. Türkiye’nin projeyi bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahip olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, Transkafkas hattının birinci ayağında, gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batıya iletecek” dedi. Gül, Orta Avrupa Liderler Zirvesi’nde liderlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji politikalarını anlatan Gül, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının yanına yapılacak bir hat ile Irak doğalgazının Türkiye’ye taşınabileceğini bildirdi. Türkiye’nin enerji stratejisini “İthalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak”şeklinde özetleyen Gül, Türkiye ile Avrupa’nın enerji stratejilerinin birbirine benzediğini de sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Gül: 4. büyük enerji ana yolu olacağız
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nabucco’nun Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü enerji ana yolu olacağını söyledi. Türkiye’nin projeyi bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahip olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, Transkafkas hattının birinci ayağında, gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batıya iletecek” dedi. Gül, Orta Avrupa Liderler Zirvesi’nde liderlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji politikalarını anlatan Gül, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının yanına yapılacak bir hat ile Irak doğalgazının Türkiye’ye taşınabileceğini bildirdi. Türkiye’nin enerji stratejisini “İthalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak”şeklinde özetleyen Gül, Türkiye ile Avrupa’nın enerji stratejilerinin birbirine benzediğini de sözlerine ekledi.
