Dağıtıma Gaziantep ilinden başladık 70 milyon tasarruflu ampule ihtiyaç var
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dün Ankara’da düzenlenen “Enerji Verimliliği ve Tasarrufu’ konulu panele katıldı.
Bakan Güler, Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı (TÜTEV)’nın Ankara Hilton’da gerçekleştirdiği panele ‘enerji verimliliğinin’ maskotu Enver’le birlikte geldi. Burada konuşan Hilmi Güler, bütün evlerdeki verimsiz çalışan akkor (telli) ampullerin verimli ampullerle gönüllülük esasına dayanarak değiştirileceğini açıkladı. Projenin ilk olarak Gaziantep’te başlatıldığını ifade ederken, yaklaşık 70 milyon tasarruflu ampule ihtiyaç duyulacağını aktardı. Güler’in vergi bilgiye göre, Türkiye’deki bütün akkor ampullerin değiştirilmesi durumunda 2 Keban Barajı’nın üretimine denk elektrik tasarrufu sağlanacak. Ayrıca çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi eski tip elektrikli aletlerin az enerji tüketen yenileriyle değiştirilmesi halinde de yine 2 Keban Barajı’nın üretimine eşit miktarda tasarruf sağlanabilecek. Konuşmasında artan petrol fiyatlarının yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini de artırdığına değinen Bakan, bunun için su, rüzgâr, güneş gibi kaynakların alternatif değerlendirilmesine özel önem verileceğini bildirdi. Bu amaçla salonda bulunan TÜTEV üyelerine seslenerek, “Bütün bu projeleri sizin gibi teknik elemanlarla başaracağız.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Türkiye’nin büyük ümit bağladığı Karadeniz’deki petrol aramalarını hızlandıracaklarını, bölgedeki sondaj çalışmalarına da gelecek yıl başlanacağını kaydetti. Bakan Güler’in konuşması sırasında ilginç bir olay yaşandı. Toplantıda konuklara hitap eden Güler’in konuşması sırasında bir anda elektrikler kesildi. Salon karanlığa gömülürken Bakan Hilmi Güler, “Bu iyi bize bir mesaj oldu.” şeklinde espiri yaptı.
Panelin açılış konuşmalarından birini yapan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş ise Türkiye’de geçen yıl elektrik kaybının ekonomik büyüklüğünün 2,1 milyar YTL olduğunu söyledi. Bazı bölgelerde kayıp-kaçağın yüzde 64′lere çıktığına dikkat çeken Köktaş şöyle konuştu: “22 milyar kiloVatsaate yakın elektrik enerjisi kaybediliyor. Kayıp-kaçakta ülke ortalaması yüzde 15 gibi yüksek bir rakam. Buna karşın özel sektörün faaliyet gösterdiği AB ve OECD ülkelerinin kayıp-kaçak oranı yüzde 6-8 arasında değişiyor. Türkiye’de özel sektörün hizmet verdiği Kayseri’de kayıp-kaçak oranı da yüzde 7,5. Bu da gösteriyor ki elektrik sektöründe özelleştirmeler bir an önce yapılmalı.” TÜTEV Başkanı Emrah Nalçacı da 1991′de kurulan vakfın bilimselliği ve ortak aklı rehber kabul ettiğini ve çalışmalarını bu şekilde sürdürdüğünü söyledi.
Akkor lambalar değişirse 2-3 ayda 2 adet Keban Barajı kurulabilir
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, tüm Türkiye’de akkor lambaları değiştirerek elde edilecek enerji tasarrufu sayesinde 2-3 ayda 2 adet Keban Barajı ve 140 milyon yetişkin ağaçlık zengin bir orman kurulabileceğini söyledi.
TEMA Vakfı tarafından düzenlenen ”Türkiye Enerjisini Arıyor” konulu 3. Genç TEMA Ulusal Çevre Kongresinde konuşan Güler, enerji politikasında en önemli 4 ayağın ekoloji, ekonomi, diplomasi ve hukuk olduğunu söyledi.
Alternatif enerji kaynaklarından olan hidrojen enerjisinin sadece su ve güneşin bulunduğu yerlerde kolaylıkla elde edilebildiğini ifade eden Güler, hidrojen enerjisi yaygınlaştığında petrol savaşlarının, komşular arası çekişmelerin olmayacağını, suyu ve güneşi olan herkesin kendi enerjisini üretebileceğini dile getirdi.
Güneş, rüzgar, jeotermal, dalga enerjisi gibi alanlardaki çalışmalara da değinen Güler, ”Bunlar, diğer ülkelerle başabaş çalıştığımız, aynı anda, aynı kulvarda koşmaya başladığımız alanlar” dedi.
Güler, bioyakıt konusunda ise fındık kapsülü gibi atıklardan bioetanol ve biogaz üretilebileceğini, bu konuda çalışmalar yapıldığını, bu çalışmalar sonucunda hem Türkiye’nin dışa bağımlılığının azalacağını hem de kendi haline bırakıldığında etrafı kirletecek atıklardan ekonomik fayda elde edileceğini anlattı.
Türkiye’nin elektriğinin yüzde 50’sini doğal gazdan, kalanını ise kömür ve su kaynaklarından elde ettiğini, gelişmiş ülkelerde ise yenilenebilir ve nükleer enerjinin de dahil edilmesiyle, elektrik üretiminin 5 ayak üzerinde dengeli olarak dağıldığını aktaran Güler, rüzgar enerjisi konusunda ise ”Türkiye’de rüzgar enerjisinde 15 milyar dolarlık türbin piyasası var. Türbinleri kurmaya çalıştığımızda parayla satın alıyoruz ve 3 yıl da bekliyoruz. Türkiye’de türbin fabrikaları kurulması ekonomimize ve sanayimize katkıda bulunacak, sizlere de iş imkanı sağlayacaktır” diye konuştu.
Güler, köylere dağıtılmak üzere güneş sobaları yaptıklarını, ev tipi biogaz üretimi konusunda çalıştıklarını aktardı.
1 lamba 2 ağaç
Bakan Güler, enerji tasarrufunun önemine dikkat çektiği konuşmasında, bu konunun bir önlem değil aynı zamanda bir enerji kaynağı türü olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Her bir 100 watt akkor lambayı 20 wattlık verimli lambayla değiştirdiğimiz zaman 2 ağaç dikmiş oluyoruz. Tüm Türkiye, verimli lambaları kullandığında 2 Keban Barajı kurmuş oluyorsunuz. Bütün işleriniz rast giderse, 2 Keban Barajını 5 yılda kurarsınız. Ama akkor lambaları değiştirerek, 1 ayda, bilemediniz 2-3 ayda, 2 Keban Barajı ve 70 milyon lambaya ihtiyaç olduğu düşünüldüğünde, 140 milyon yetişkin ağaçlık zengin bir ormanı kurabiliriz.”
Enerji verimliliği konusunda beyaz eşyada A sınıfı ürünlerin tercih edilmesinin ve bina yalıtımının önemine de işaret eden Bakan Güler, yalıtımsızlık nedeniyle Ankara’daki bir evin Almanyadaki bir eve göre 4 kat daha fazla enerji harcadığını aktardı.
Güler, Ankara’da en az enerji tüketen ve çevre dostu güneş evleri oluşturulduğunu belirterek, ”Güneş evi projesini TOKİ ile de görüşerek seri üretimle çok daha ekonomik olarak gerçekleştirebilmemiz mümkün olabilir” dedi.
2009′da 5 sondaj yapılacak
Güler, Türkiye’nin dünya enerji arenasındaki yerine ve çeşitli boru hattı projelerine ilişkin de bilgi verdi.
Hilmi Güler, Türkiye’nin kendi doğal gaz ve petrol arama çalışmaları konusunda ise Karadeniz’deki doğal gaz aramalarında 2 ve 3 boyutlu sismik araştırmaların olumlu sonuçlar verdiğini, ayrıca Karadeniz’de petrol beklentileri olduğunu belirterek, buralardaki aramalardan sonuç elde edildiğinde cumhuriyetin 100. yılında enerjide dışa bağımlılığın azalacağını söyledi.
Güler, ”2009′da 5 sondaj yapacağız. Karadaki sondajlar 1-2 milyon dolar, denizdekiler ise 150 milyon dolar. Onun için ıskalamamamız lazım. Eğer bunu başarırsak, zamanlama açısından da iyi olacak. Turizmimizi sanayimizi belli bir seviyeye getirdikten sonra bunu yapmamız bizi tembelliğe de itmeyecek. Çalışmalarımız umut verici” dedi.
Bakan Güler daha sonra Genç TEMA üyelerinin biokütle enerjisi, güneş enerjisi alanlarındaki sunumlarını izledi. Bakan Hilmi Güler, daha sonra TEMA Vakfı tarafından getirilen tasarruflu ampulleri gençlere dağıttı.
Enerji verimliliği için özelleştirmeye ihtiyaç var
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, elektrik özelleştirmelerinin önemine dikkat çekerek, EPDK’nın enerji verimliliği ve tasarrufunda aktif rol alabilmesi için özel sektör işletmeciliğine ve özelleştirmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı (TÜTEV) tarafından Ankara Hilton Otelinde düzenlenen, Enerji Verimliliği ve Tasarrufu” panelinin açılışında konuşan EPDK Başkanı Hasan Köktaş, tasarruf ve verimlilik kavramlarının hangi bağlamda ve hangi sektör için ifade edilirse edilsin kulağa hoş gelen ve destek gören kavramlar olduğunu söyledi.
Dünya enerji sektöründe üretim maliyetlerinin ve fiyatlarının giderek yükseldiği bir dönemden geçildiğini kaydeden Köktaş, 2002 yılında varil başına 25 dolar olan petrol fiyatlarının bugün 120 dolar seviyelerine çıktığını ve OPEC Başkanının bu fiyatın 200 doları bulabileceğine dair ürkütücü bir açıklama yaptığını hatırlattı.
Köktaş, durum böyle iken enerji talebinin yüzde 70, elektrik üretiminin yüzde 60′a yakın bir bölümünün ithal enerji kaynakları ile karşılayan Türkiye’de artan petrol fiyatlarının etkisiyle bu yıl sonunda enerji ithalat faturasının 40 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini vurguladı. Hasan Köktaş, “Bu olumsuz durumun, kalkınmamız ve sanayileşmemizi asgari oranda etkilemesi için enerjinin verimli kullanılması daha da önemli hale gelmiştir” dedi.
Yapılan çalışmalara göre sadece enerji verimli kullanarak yıllık nihai enerji tüketiminin yüzde 30′u kadar tasarruf sağlanacağı hesaplandığında bu konuda katedilmesi gereken uzun bir yol olduğunu söyleyen Köktaş, EPDK’nın enerji verimliliği ve tasarrufunda aktif rol alabilmesi için özel sektör işletmeciliğine ve özelleştirmeye ihtiyaç olduğunu bildirdi.
Kayıp kaçak oranı % 15
Elektrik tasarrufu için sadece tüketim cephesinde değil, elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanında da yapılabilecek çok sayıda iş ve alınabilecek tedbir bulunduğuna dikkat çeken Köktaş, Türkiye’de üretilen elektriğin nihai tüketiciye ulaştırılması safhasında trafo, orta gerilim enerji nakil hatları, dağıtım hatları ve ölçü sistemlerinden kaynaklı kayıpların ortaya çıktığını, sisteme verilen elektriğin aboneler tarafından kaçak kullanılması ve kesilen faturaların tahsilatının yapılmamasının da sistemin etkin ve verimli çalışmasına büyük darbe vurduğunu söyledi.
Elektrik dağıtım bölgelerinin yüzde 98′i kamu mülkiyetinde bulunan Türkiye’de 2007 yılı verileri ile ekonomik büyüklüğü 2,1 milyar YTL’ye ulaşan 22 milyar kilovat saate yakın elektrik enerjisi kaybedildiğini belirten Köktaş, “Bazı dağıtım bölgelerimizde kayıp ve kaçak oranları yüzde 64 seviyelerine ulaşırken ülke ortalaması da yüzde 15 gibi yüksek bir orana ulaşmıştır. Oysa özel sektörün faaliyet gösterdiği AB ve OECD ülkelerinin kayıp kaçak oranı yüzde 6-8 arasında değişmekte, özel sektörün hizmet verdiği tek dağıtım bölgesi olan Kayseri’de kayıp kaçak oranı da yüzde 7,5 düzeyinde bulunmaktadır” diye konuştu.
Özelleştirmelerin önemi
Türkiye’de elektrik dağıtım ve üretim tesisleri özelleştirilmeden elektrik enerjisi sektörünün etkinliği, verimliliği ve geleceği açısından “orta sahada top çevirmekten” başka bir şey yapılmış olunmayacağını söyleyen EPDK Başkanı, şöyle devam etti:
“Bir başka ifade ile özel sektörün işletmecilik deneyimi ve finansal gücü sisteme dahil edilmeden, üretim santrallarımızdan yüksek verim elde edebilmemiz, dağıtım sistemindeki yüksek kayıp ve kaçakları asgariye indirebilmemiz ve talep tarafında verimliliği artırıcı sistematik çözümler getirebilmemiz mümkün değildir. Bu bağlamda 11 şehrimizi içeren Başkent ve Sakarya elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesine yönelik ihale süreci nihai aşamaya gelmiş iken geçtiğimiz Çarşamba günü Özelleştirme İdaresi tarafından 13 şehrimizi kapsayan Meram ve Aras dağıtım bölgeleri için de ihale ilanına çıkılmış olması ülkemiz ve sektörümüz açısından memnuniyet vericidir.”
Geçen sene kayıp-kaçak oranları yüzde 6 ile yüzde 30 arasında değişen özelleştirme ihalesine çıkılan 4 bölgede kamu dağıtım şirketleri tarafından sistemden yaklaşık 27 milyar kilovat saatın üzerinde elektrik enerjisi alındığını, ancak bu enerjisinin 2,5 miyar kilovat saatının kayıp olduğunu kaydeden Köktaş, “İnanıyorum ki, bu 4 bölgenin özelleştirilmesi elektrik enerji sektörümüze bir sinerji katacak ve tüm dünyada yaşandığı gibi, bu sinerji etkinlik ve verimliliğe dönüşecektir” dedi.
Panelde konuşan TÜTEV Başkanı Emrah Nalçacı da Türk mühendisler tarafından 1991 yılında kurulan TÜTEV’in teknoloji ile ilgilenen herkes için, rasyonelliğin, bilimselliğin ve ortak aklın rehber kabul ettiği çalışmalar yaptığını bildirdi.
Kendi doğal gazımızı bulmak için çalışıyouz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye’nin kendi doğal gazını bulması için yoğun çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Güler, “2023 yılında petrolde ve doğal gazda dışa bağımlı olmayan veya dışa bağımlılığı çok azalmış Türkiye oluşturma niyetindeyiz” dedi.
Gaziantep’teki temaslarını sürdüren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Şahinbey Belediyesi tarafından yaptırılacak Katı Atık Tesisi’nin temel atma törenine katıldı. Tutluk Mevkiinde Yeşilkent Mezarlığı yolunda düzenlenen törende konuşan Bakan Güler, çevre sorununun, “21. yüzyılda insanlık sorunu” haline geldiğini söyledi. Sadece iklim değişikliği düşünüldüğünde dört mevsimin iki mevsime dönüştüğünü anlatan Güler, “Bahar aradan çıktı, doğrudan kıştan yaza, yazdan kışa giriyoruz. Bu aynı zamanda karşımıza çevre sorunu olarak çıkıyor” dedi.
Bakan Güler ve beraberindekiler daha sonra butona basarak Katı Atık Tesisi’nin temelini attı.
“Kendi tedbirlerimizi almamız lazım”
Hilmi Güler, daha sonra Şahinbey Belediye Başkanlığı yeni hizmet binasında düzenlenen Eğitimciler Eğitim Semineri’nde katılımcılara enerji verimliliği konusunda bilgiler verdi.
Güler, Türkiye’nin dışa bağımlılıktan kurtulması için çalıştıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Kendi doğal gazımızı bulmak için yoğun çalışmalarımız var. 2023 yılında petrolde ve doğal gazda dışa bağımlı olmayan veya dışa bağımlılığı çok azalmış Türkiye oluşturma niyetindeyiz. Türkiye petrollerinin bütçesini 8′e katladık. Aramalara ağırlık verdik. İnşallah kendi petrolümüzü, doğal gazımızı bulmaya gayret ediyoruz. Biz dışarıya para veriyoruz. Paramız olsa dahi bazen doğal gaz gelmeyebiliyor, İran’da olduğu gibi. Bu bakımdan kendi tedbirlerimizi almamız lazım.”
“Enerji için aldığımız ürünlere bakmıyoruz”
Enerjiyi verimli kullanmada, kullanılan beyaz eşyanın önemini vurgulayan Bakan Güler, bu konuda tüketicilerin dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti.
“Enerji için aldığımız ürünlere bakmıyoruz. Evdeki buzdolabı çamaşır makinesinin satış fiyatına bakıyoruz. Satış fiyatı bize cazip gelince alıyoruz” diyen Bakan Güler, sözlerini söyle sürdürdü:
“Bunun A grubu mu? B grubumu mu?, A plus mı?, A ‘ mı olduğuna bakmıyoruz. Ucuz diye aldığımız şeyin sonra astarı yüzünden pahalıya geliyor. Bu bakımdan tüketici bilinci oluşsun istiyoruz. Bu konuda Sanayi Bakanlığımız Dış Ticaret Müsteşarlığımız ile çalışmalar yapıyoruz. Ülkemize ithal olarak giren bu ürünlerin bilinmesini, Türkiye’de de üretilenlerin kaliteli üretilmesini arzu ediyoruz.”
Türkiye’ye çok miktarda Çin’den mal geldiğini, bunların yanında çok kalitesiz olanların da bulunduğunu anlatan Bakan Güler, “Bunlar hem bizim sanayimizi olumsuz etkiliyor, hem de kalitesiz olduğu için sanayiciye önemli darbeler vuruyor. Sonuç olarak bu ürünler daha fazla karbondioksit üretmemizi sağlıyor. Bu bakımdan bu enerji verimliliği konusunu, biz enerji yatırımı olarak görüyoruz” dedi.
Evlerde kullanılan ürünlerde dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Bakan Güler, ampulden, elektronik eşyaya kadar enerji verimliliği yaratan ürünlere yönelinmesi gerektiğini söyledi. Bakan Güler, daha sonra Büyükşehir Belediyesi Gıda Bankası’nı ziyaret etti. Burada “ENVER” projesi maskotu ile birlikte yoksul vatandaşlara tasarruflu ampul dağıtan Bakan Güler, “Evinize gidin ve ampullerinizi hemen değiştirin” diye konuştu.
Çimden enerji üretiliyor
Güler, Büyükşehir Belediyesi GASKİ Atıksu Tesislerinde de incelemelerde bulundu. Burada çimin kullanılması ile 1,3 milyon YTL’lik enerji elde edildiğini öğrenen Güler, “‘Tesislerde biçilen çimlerden burada enerji üretiliyor. Burada hiçbir şey atılmıyor, hepsi enerji olarak geri dönüyor. Bu çok önemli. Tebrik ediyorum” diye konuştu.
Güler, enerji üretim tesislerinde ENVER Projesinin maskotuyla çimleri eline alarak fotoğraf çektirdi. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) yer alan TEİAŞ Trafo tesislerinde incelemelerde bulunan Bakan Güler, daha sonra AK Parti Gaziantep İl Başkanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey’i de ziyaret etti.
