enerjim

yeni siteniz açıldı

Elektrik ve doğalgaza zam kapıda

Haziran başından itibaren elektrik ve doğalgaz yeniden zamlanacak. Elektrikteki zam ihtiyacının en az yüzde 15-20 civarında olduğu belirtiliyor.

Geçtiğimiz aylarda yüzde 20 oranında zamlanan elektrik tarifesi, artan petrol fiyatları ve enflasyon nedeniyle bir kez daha zamlanacak.

Enerji Bakanı Hilmi Güler, petrol fiyatlarındaki artışın nasıl yansıtılacağına dair hesapların yapıldığını belirterek, 1 Temmuz’da başlatılma kararı alınan otomatik fiyatlandırmanın bu nedenle öne çekilebileceğini açıklamıştı. Bu durumda elektrik ve doğalgazda yapılacak yeni fiyatlandırma ay sonu kesinleştirilecek; Haziran başından itibaren de uygulamaya konulacak.

ZAM İHTİYACI EN AZ YÜZDE 15
Arzda yaşanan açık nedeniyle özel sektörden alınan elektriğin maliyeti de faturalara yansıtılacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun ilgili yönetmeliği bu hafta görüşmesi bekleniyor. Yetkililer, özel sektörden pahalı alınan elektriğin faturalara ek maliyetinin yüzde 8 ila 10’u bulacağını vurguluyor. Buna petrol fiyatları, enflasyon ve döviz kurundaki artış eklenince yeni zam ihtiyacının en az yüzde 15 ila 20’yi bulacağı söyleniyor. Ancak bunun tek seferde mi yoksa izleyen dönemlerde bölünerek mi yapılacağı henüz karara bağlanmış değil.

AYDINLATMA DA FATURAYA YANSIYACAK
Belediyeler ödemediği için yine faturalara yansıtılması kararı alınan genel aydınlatma bedelleri için de Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Elektrik Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapan tasarıda önerge verilecek. Daha önce faturalara türüne göre 1 ila 2 YTL’lik ek maliyet getireceği hesapları yapılırken tutar koymaktan vazgeçildi. Faturalara yansıyacak tutarı EPDK ayrıca tespit edecek. Ancak bu uygulamanın otomatik fiyatlandırmanın başlayacağı döneme yetişmeyeceği kaydediliyor.

NTV MSNBC 07 Mayıs 2008

7 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | doğal gaz, elektrik | , , , , , , | Yorum yapılmamış

Dağıtıma Gaziantep ilinden başladık 70 milyon tasarruflu ampule ihtiyaç var

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dün Ankara’da düzenlenen “Enerji Verimliliği ve Tasarrufu’ konulu panele katıldı.

Bakan Güler, Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı (TÜTEV)’nın Ankara Hilton’da gerçekleştirdiği panele ‘enerji verimliliğinin’ maskotu Enver’le birlikte geldi. Burada konuşan Hilmi Güler, bütün evlerdeki verimsiz çalışan akkor (telli) ampullerin verimli ampullerle gönüllülük esasına dayanarak değiştirileceğini açıkladı. Projenin ilk olarak Gaziantep’te başlatıldığını ifade ederken, yaklaşık 70 milyon tasarruflu ampule ihtiyaç duyulacağını aktardı. Güler’in vergi bilgiye göre, Türkiye’deki bütün akkor ampullerin değiştirilmesi durumunda 2 Keban Barajı’nın üretimine denk elektrik tasarrufu sağlanacak. Ayrıca çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi eski tip elektrikli aletlerin az enerji tüketen yenileriyle değiştirilmesi halinde de yine 2 Keban Barajı’nın üretimine eşit miktarda tasarruf sağlanabilecek. Konuşmasında artan petrol fiyatlarının yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini de artırdığına değinen Bakan, bunun için su, rüzgâr, güneş gibi kaynakların alternatif değerlendirilmesine özel önem verileceğini bildirdi. Bu amaçla salonda bulunan TÜTEV üyelerine seslenerek, “Bütün bu projeleri sizin gibi teknik elemanlarla başaracağız.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Türkiye’nin büyük ümit bağladığı Karadeniz’deki petrol aramalarını hızlandıracaklarını, bölgedeki sondaj çalışmalarına da gelecek yıl başlanacağını kaydetti. Bakan Güler’in konuşması sırasında ilginç bir olay yaşandı. Toplantıda konuklara hitap eden Güler’in konuşması sırasında bir anda elektrikler kesildi. Salon karanlığa gömülürken Bakan Hilmi Güler, “Bu iyi bize bir mesaj oldu.” şeklinde espiri yaptı.

Panelin açılış konuşmalarından birini yapan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş ise Türkiye’de geçen yıl elektrik kaybının ekonomik büyüklüğünün 2,1 milyar YTL olduğunu söyledi. Bazı bölgelerde kayıp-kaçağın yüzde 64′lere çıktığına dikkat çeken Köktaş şöyle konuştu: “22 milyar kiloVatsaate yakın elektrik enerjisi kaybediliyor. Kayıp-kaçakta ülke ortalaması yüzde 15 gibi yüksek bir rakam. Buna karşın özel sektörün faaliyet gösterdiği AB ve OECD ülkelerinin kayıp-kaçak oranı yüzde 6-8 arasında değişiyor. Türkiye’de özel sektörün hizmet verdiği Kayseri’de kayıp-kaçak oranı da yüzde 7,5. Bu da gösteriyor ki elektrik sektöründe özelleştirmeler bir an önce yapılmalı.” TÜTEV Başkanı Emrah Nalçacı da 1991′de kurulan vakfın bilimselliği ve ortak aklı rehber kabul ettiğini ve çalışmalarını bu şekilde sürdürdüğünü söyledi.

Zaman Gazetesi 04 Mayıs 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | elektrik, sektör | , , , , , , , , , | Yorum yapılmamış

TPAO’dan Çalık’a adrese teslim rafineri daveti

Sabah-ATV’nin yeni sahibi Çalık Grubu, rafineri kurmak için uzun süredir peşinde olduğu Ceyhan’daki Kızıl Arazi’nin sahibi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile ortaklık kurmaya hazırlanıyor.

Çalık Grubu rafineri kurmak için uzun süredir peşinde koştuğu Ceyhan’daki Kızıl Arazi’ye dolaylı bir yoldan sahip olacak. Rafineri kurmaya müsait olan söz konusu arazinin sahibi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Sabah-ATV’nin yeni sahibi Çalık Grubu ile ortaklığa hazırlanıyor. Ceyhan’a kurulacak yeni rafineride TPAO’nun payı yüzde 10 olacak. Kalan bölüm ise Çalık ile müstakbel Kazak ortağı Kazmunaigaz arasında paylaşılacak.
Enerji şirketleri rafineri kurmak için Türkiye Devlet Demiryolları’nın (TCDD) mülkü olan araziyi almak için birbirleriyle yarışıyordu. Ancak kamu kurumu olanan TPAO, TCDD ile anlaşarak araziyi aldı. Referans’ta 28 Nisan tarihinde yayınlanan haberi perşembe günü katıldığı bir TV programında doğrulayan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal kurulacak bir rafineride yüzde 10 paya sahip olmak istediklerini açıkladı.

Uysal “Herkese açığız. Böyle bir arazimiz var, gelin rafineri kuralım deriz. Hangisi en uygun şartlarla gelirse anlaşırız” dedi. Ancak Uysal’ın bu açıklamasına rağmen Çalık dışında hiçbir şirketin şu anda TPAO ile rafineri ortaklığı yapması mümkün değil. Çünkü rafineri kurma izni alabilen tek grup Çalık oldu. Ceyhan’da rafineri yapmak üzere POAŞ, Socar-Turcas grupları EPDK’ya başvurmuştu. Ancak Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) sürekli engel çıkararak bu şirketlere rafineri kurmak için izin vermedi. Aralık 2007′de EPDK’dan rafineri lisansı almayı başaran tek şirket ise Çalık Enerji oldu.

Aslında Çalık Grubu rafineri işinde Kazaklar’dan önce Hindistanlı Indian Oil ile ortak olmayı planlıyordu. Ancak Çalık’ın yanı sıra başka şirketlerin rafineri lisansı için başvurması Indian Oil’i rahatsız etmişti. Ortaklıktan çekilen Indian Oil’den yetkililer Hindistan’ın, günde 3 milyon kişinin ziyaret ettiği haber portalı Sify’e yaptıkları açıklamada, Ceyhan’da rafineri kurulumu için ortağı Çalık ile birlikte başvuru yaparken “Tek lisans” garantisi aldıklarını belirtmişti.

Çalık’la rafineride ortak olması beklenen Kazaklar ise işi sıkı tutuyor. Cuma günü Kazakistan’dan bir heyet incelemelerde bulunmak üzere Adana’ya gitti. Dün gerçekleştirilen ziyarette Adana Valisi ile görüşen heyetin Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) tesislerini inceleyerek burada işadamları ile görüşeceği belirtiliyor. Enerji de Rusya’ya bağımlılığını azaltmak isteyen Kazakistan petrolünü BTC boruhattı aracılığıyla Ceyhan’a taşıyarak burada kuracağı rafineri ile elde ettiği ürünleri dünya piyasasına pazarlamayı hedefliyor. Kazak petrolünün BTC aracılığıyla Ceyhan’a ulaşmasına ilişkin anlaşma ise geçen hafta Kazak parlementosunda onaylanarak yürürlüğe girdi. Kazakistan’ın İstanbul Başkonsolosu Abutalip Ahmedov geçen ay Referans’ a verdiği röportajında Ceyhan’a rafineri kurmak istediklerini belirterek büyük entegre proje için Çalık Enerji, Botaş ve TPAO ile temasta olduklarını söylemişti.

2 milyar dolarlık kaynak gerekiyor

Sabah-ATV’nin 1.1 milyar dolarlık finansmanında oldukça zorlanan ve kamu bankalarından aldığı 750 milyon dolarlık kredi nedeniyle yoğun eleştiriler alan Çalık Grubu’nun rafineri işinde kendi payına en az 2 milyar dolarlık kaynak bulması gerekiyor. Üstelik Çalık Grubu’nun önünde şu anda buzdolabına alınmış bir Samsun-Ceyhan boru hattı inşaa işi de var.

Çalık, İtalyan ortağı Eni ile Eylül 2006′da 1.5 milyar dolarlık Samsun-Ceyhan boru hattının inşa işini aldı. Nisan 2007′de hattın temeli atıldı. Temel atmadan sonra 6 ay içinde fiili olarak işe başlamak gerekiyordu. Ancak gayri resmi olarak inşaata başlama süresi sürekli uzatıldı. Bugüne kadar çivi bile çakılmadı.

KIZIL ARAZİ ÇOK KIYMETLİ

Bölgede deniz kenarında, limana çok yakın bir konumda olan yaklaşık 3 bin 500 dönümlük Devlet Demiryolları’nın arazisi rafine yatırımı için en uygun yer olarak gösteriliyor. Araziyi, 2005 yılında Kızıltepeli Mehmet Öz ve Gaziantepspor eski Başkanı İbrahim Kızıl’ın sahip olduğu Kızıl Şirketler Grubu, Devlet Demiryolları’ndan ihaleyle satın almıştı. Arazinin adı da buradan geliyor. Ancak ihale devlet kademelerinde büyük gürültü koparmıştı. İhaleyi 125 milyon 250 bin YTL’lik teklif ile alan İbrahim Kızıl’ın, araziyi Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani adına aldığı iddiaları ise ortalığı karıştırmıştı. Bu olayların ardından ihale iptal edilmişti. Kızıl arazi satışının iptali sonrası Enerji Bakanı Hilmi Güler de bu araziyi enerji merkezi olarak kullanacaklarını ifade etmişti.

Referans Gazetesi 03 Mayıs 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | petrol, sektör | , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapılmamış

Doğalgaz cezalarına da af geliyor

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıta eklenen markerla ilgili suçlardan sonra, doğalgaz ve hidroelektrik sektörüne yönelik iki yeni af çalışması daha başlattı.

Edinilen bilgilere göre, hidroelektrik santrali lisans işlemleri için başvuruda bulunan ve işlemlerini zamanında yetiştiremeyen yatırımcılar için bir yönetmelik hazırlandı. Buna göre, daha önce Devlet Su İşleri (DSİ)’nden su kullanımı hakkı almış olup da lisans için EPDK’ya başvuran, fakat gerekli işlemleri tamamlayamadığı için lisans alamayan yatırımcılara da yeni bir hak daha verilmiş olacak. Kurul ayrıca, doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren şirketlere uygulanan suçların affı için de bir çalışma başlattı. Çalışmanın tamamlanması halinde doğalgaz dağıtım şirketlerinden geçmiş dönemde mevzuata aykırılık, standart dışı malzeme kullanımı, abonelere yönelik haksız uygulamalar vb. nedenlerle ceza alanların cezaları affedilmiş olacak. Başbakanlığa gönderilen yönetmeliğin yayımlanarak kısa bir süre içerisinde uygulamaya girmesi bekleniyor. Her iki yeni çalışmayla ilgili soruları kurul yöneticileri cevapsız bıraktı. Bilindiği gibi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt kaçakçılığını önlemek için 1,5 yıl önce uygulamaya konulan ulusal markerla (İşareTR) ilgili geçen ay yeni bir düzenleme yapmıştı. Şubat 2008′de çıkarılan yönetmenlikle kurul, markerın akaryakıta eklenmesi sırasında yaşanan kayıpların, bağımsız denetim raporu şartıyla teknik kayıp sayılacağını duyurmuştu. Kamuoyunda “Kaçakçılığı engelleyecek marker suçları affoldu” yorumlarına neden olan yönetmelikle ilgili EPDK, “kamunun herhangi bir zararının söz konusu olmadığı” savunmasını yapmıştı.

Zaman Gazetesi 02 Mayıs 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | doğal gaz | , , , , , | Yorum yapılmamış

Doğalgaz cezalarına da af geliyor

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıta eklenen markerla ilgili suçlardan sonra, doğalgaz ve hidroelektrik sektörüne yönelik iki yeni af çalışması daha başlattı.

Edinilen bilgilere göre, hidroelektrik santrali lisans işlemleri için başvuruda bulunan ve işlemlerini zamanında yetiştiremeyen yatırımcılar için bir yönetmelik hazırlandı. Buna göre, daha önce Devlet Su İşleri (DSİ)’nden su kullanımı hakkı almış olup da lisans için EPDK’ya başvuran, fakat gerekli işlemleri tamamlayamadığı için lisans alamayan yatırımcılara da yeni bir hak daha verilmiş olacak. Kurul ayrıca, doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren şirketlere uygulanan suçların affı için de bir çalışma başlattı. Çalışmanın tamamlanması halinde doğalgaz dağıtım şirketlerinden geçmiş dönemde mevzuata aykırılık, standart dışı malzeme kullanımı, abonelere yönelik haksız uygulamalar vb. nedenlerle ceza alanların cezaları affedilmiş olacak. Başbakanlığa gönderilen yönetmeliğin yayımlanarak kısa bir süre içerisinde uygulamaya girmesi bekleniyor. Her iki yeni çalışmayla ilgili soruları kurul yöneticileri cevapsız bıraktı. Bilindiği gibi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt kaçakçılığını önlemek için 1,5 yıl önce uygulamaya konulan ulusal markerla (İşareTR) ilgili geçen ay yeni bir düzenleme yapmıştı. Şubat 2008′de çıkarılan yönetmenlikle kurul, markerın akaryakıta eklenmesi sırasında yaşanan kayıpların, bağımsız denetim raporu şartıyla teknik kayıp sayılacağını duyurmuştu. Kamuoyunda “Kaçakçılığı engelleyecek marker suçları affoldu” yorumlarına neden olan yönetmelikle ilgili EPDK, “kamunun herhangi bir zararının söz konusu olmadığı” savunmasını yapmıştı.

Zaman Gazetesi 02 Mayıs 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | doğal gaz | , , , , , | Yorum yapılmamış

Enerji verimliliği için özelleştirmeye ihtiyaç var

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, elektrik özelleştirmelerinin önemine dikkat çekerek,  EPDK’nın enerji verimliliği ve tasarrufunda aktif rol alabilmesi için özel sektör işletmeciliğine ve özelleştirmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı (TÜTEV) tarafından Ankara Hilton Otelinde düzenlenen, Enerji Verimliliği ve Tasarrufu” panelinin açılışında konuşan EPDK Başkanı Hasan Köktaş, tasarruf ve verimlilik kavramlarının hangi bağlamda ve hangi sektör için ifade edilirse edilsin kulağa hoş gelen ve destek gören kavramlar olduğunu söyledi.

Dünya enerji sektöründe üretim maliyetlerinin ve fiyatlarının giderek yükseldiği bir dönemden geçildiğini kaydeden Köktaş, 2002 yılında varil başına 25 dolar olan petrol fiyatlarının bugün 120 dolar seviyelerine çıktığını ve OPEC Başkanının bu fiyatın 200 doları bulabileceğine dair ürkütücü bir açıklama yaptığını hatırlattı.

Köktaş, durum böyle iken enerji talebinin yüzde 70, elektrik üretiminin yüzde 60′a yakın bir bölümünün ithal enerji kaynakları ile karşılayan Türkiye’de artan petrol fiyatlarının etkisiyle bu yıl sonunda enerji ithalat faturasının 40 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini vurguladı. Hasan Köktaş, “Bu olumsuz durumun, kalkınmamız ve sanayileşmemizi asgari oranda etkilemesi için enerjinin verimli kullanılması daha da önemli hale gelmiştir” dedi.

Yapılan çalışmalara göre sadece enerji verimli kullanarak yıllık nihai enerji tüketiminin yüzde 30′u kadar tasarruf sağlanacağı hesaplandığında bu konuda katedilmesi gereken uzun bir yol olduğunu söyleyen Köktaş, EPDK’nın enerji verimliliği ve tasarrufunda aktif rol alabilmesi için özel sektör işletmeciliğine ve özelleştirmeye ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Kayıp kaçak oranı % 15

Elektrik tasarrufu için sadece tüketim cephesinde değil, elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanında da yapılabilecek çok sayıda iş ve alınabilecek tedbir bulunduğuna dikkat çeken Köktaş, Türkiye’de üretilen elektriğin nihai tüketiciye ulaştırılması safhasında trafo, orta gerilim enerji nakil hatları, dağıtım hatları ve ölçü sistemlerinden kaynaklı kayıpların ortaya çıktığını, sisteme verilen elektriğin aboneler tarafından kaçak kullanılması ve kesilen faturaların tahsilatının yapılmamasının da sistemin etkin ve verimli çalışmasına büyük darbe vurduğunu söyledi.

Elektrik dağıtım bölgelerinin yüzde 98′i kamu mülkiyetinde bulunan Türkiye’de 2007 yılı verileri ile ekonomik büyüklüğü 2,1 milyar YTL’ye ulaşan 22 milyar kilovat saate yakın elektrik enerjisi kaybedildiğini belirten Köktaş, “Bazı dağıtım bölgelerimizde kayıp ve kaçak oranları yüzde 64 seviyelerine ulaşırken ülke ortalaması da yüzde 15 gibi yüksek bir orana ulaşmıştır. Oysa özel sektörün faaliyet gösterdiği AB ve OECD ülkelerinin kayıp kaçak oranı yüzde 6-8 arasında değişmekte, özel sektörün hizmet verdiği tek dağıtım bölgesi olan Kayseri’de kayıp kaçak oranı da yüzde 7,5 düzeyinde bulunmaktadır” diye konuştu.

Özelleştirmelerin önemi

Türkiye’de elektrik dağıtım ve üretim tesisleri özelleştirilmeden elektrik enerjisi sektörünün etkinliği, verimliliği ve geleceği açısından “orta sahada top çevirmekten” başka bir şey yapılmış olunmayacağını söyleyen EPDK Başkanı, şöyle devam etti:

“Bir başka ifade ile özel sektörün işletmecilik deneyimi ve finansal gücü sisteme dahil edilmeden, üretim santrallarımızdan yüksek verim elde edebilmemiz, dağıtım sistemindeki yüksek kayıp ve kaçakları asgariye indirebilmemiz ve talep tarafında verimliliği artırıcı sistematik çözümler getirebilmemiz mümkün değildir. Bu bağlamda 11 şehrimizi içeren Başkent ve Sakarya elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesine yönelik ihale süreci nihai aşamaya gelmiş iken geçtiğimiz Çarşamba günü Özelleştirme İdaresi tarafından 13 şehrimizi kapsayan Meram ve Aras dağıtım bölgeleri için de ihale ilanına çıkılmış olması ülkemiz ve sektörümüz açısından memnuniyet vericidir.”

Geçen sene kayıp-kaçak oranları yüzde 6 ile yüzde 30 arasında değişen özelleştirme ihalesine çıkılan 4 bölgede kamu dağıtım şirketleri tarafından sistemden yaklaşık 27 milyar kilovat saatın üzerinde elektrik enerjisi alındığını, ancak bu enerjisinin 2,5 miyar kilovat saatının kayıp olduğunu kaydeden Köktaş, “İnanıyorum ki, bu 4 bölgenin özelleştirilmesi elektrik enerji sektörümüze bir sinerji katacak ve tüm dünyada yaşandığı gibi, bu sinerji etkinlik ve verimliliğe dönüşecektir” dedi.

Panelde konuşan TÜTEV Başkanı Emrah Nalçacı da Türk mühendisler tarafından 1991 yılında kurulan TÜTEV’in teknoloji ile ilgilenen herkes için, rasyonelliğin, bilimselliğin ve ortak aklın rehber kabul ettiği çalışmalar yaptığını bildirdi.

Dünya Gazetesi 03 Mayıs 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | elektrik, sektör | , , , , , , , , , , , , | Yorum yapılmamış

EPDK Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde değişiklik

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) “Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde” değişiklik yapıldı.

Resmi Gazetede yayımlanan söz konusu yönetmeliğe göre, lisanslar devredilemeyecek, ancak lisans sahibi tüzel kişiye bankalar veya finans kuruluşlarınca sınırlı veya gayri kabili rücu proje finansmanı sağlanması halinde, kuruma gerekçeli olarak bildirimde bulunulacak.

Yönetmeliğin öngördüğü şartlar çerçevesinde önerilecek bir başka tüzel kişiye, lisans sahibinin tüm yükümlülüklerini üstlenmek şartıyla lisans verilmesini talep edebilecek ve bu tüzel kişiye, aynı hak ve yükümlülüklerle eskisinin devamı mahiyetinde yeni lisans verilecek.

Değişiklik çerçevesinde yönetmeliğe eklenen geçici madde göre ise üretim faaliyetleri kapsamında, Kurul kararı ile lisans verilmesi uygun bulunmuş, ancak uygun bulma kararında belirtilen yükümlülüklerini, 1/5/2008 tarihi itibariyle yerine getiremediğinden dolayı lisans başvurusu reddedilmiş tüzel kişilere; bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde Kuruma başvurması ve yapılacak inceleme sonucunda, reddedilen lisans başvurusuna konu üretim tesisi için DSİ tarafından Su Kullanım Hakkı Anlaşması ve TEİAŞ ve elektrik dağıtım şirketleri tarafından uygun bağlantı görüşlerinin devam ettiğinin tevsik edilmesi halinde, bu kapsama giren tüzel kişilerin lisans başvuruları yeniden inceleme ve değerlendirmeye alınacak.

1/5/2008 tarihi itibariyle lisans verilmesi Kurul kararı ile uygun bulunan tüzel kişilere, bu Yönetmeliğin ilgili maddesinin 3. fıkrası kapsamında verilen süreye ek olarak otuz gün daha süre verilecek.

Dünya Gazetesi 01 Mayıs 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | sektör | , , , | Yorum yapılmamış

Akaryakıt piyasasında satış büyüklüğü 49,6 milyar YTL

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2007 yılında tüm vergiler dahil Türkiye’deki akaryakıt piyasası satış büyüklüğünün 49,6 milyar YTL olduğunu açıkladı.

EPDK tarafından yayımlanan, “2007 Petrol Piyasası Sektör Raporu”na göre, geçen sene Türkiye rafinerilerinde 23,53 milyon tonu ithal ham petrol, 2,06 milyon tonu ise yerli ham petrol olmak üzere toplam 25,59 milyon ton ham petrol işlendi. Geçen sene işlenen ham petrolün yaklaşık yüzde 92’si ithal edilen ham petrolden gerçekleşti. İthalat edilen ham petrolün 8 milyon 356 bin tonu İran’dan, 9 milyon 365 bin tonu Rusya’dan, 612 bin tonu Libya’dan, 3 milyon 556 bin tonu Suudi Arabistan’dan, 447 bin tonu İtalya’dan, 244 bin tonu Suriye’den 865 bin tonu da Irak’tan yapıldı. 2007 yılında ithal edilen ham petrolün yüzde 91′i İran, Rusya ve Suudi Arabistan’dan yapıldı. Libya’dan yapılan ham petrol ithalatı yerini ticari nedenlerle Rusya kaynaklı ithalata bıraktı.

Rafinerilerin petrol ürünleri ihracatı 2006 ve 2007 yıllarında yaklaşık olarak 6,4 milyon ton civarında gerçekleşti. Rafinerilerin akaryakıt ithalatı ise gittikçe artan bir eğilim gösterdi ve 2007 yılı itibariyle 2,6 milyon ton civarında oldu.

Rafinerilerin toplam petrol satışları 2007 yılında yaklaşık 18,8 milyon ton düzeyinde gerçekleşti. Rafinerilerin motorin türleri satışları 2006 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,3, 2007 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 10,6 oranında artış gösterdi.

Fuel oil türleri satışlarında ise belirgin oranlarda azalışlar gözlendi. Benzin türleri satışları ise geçen sene 2006′ya göre yüzde 4,6 oranında artış gösterdi. Geçen yıl ulusal marker uygulaması kapsamında rafineriler tarafından yaklaşık 12,4 milyon metreküp akaryakıt işaretlendi.

Dağıtım faaliyetleri

Rapora göre, dağıtıcı şirketler 2007 yılı itibariyle yaklaşık 18,10 milyon ton akaryakıt satışı yaptılar, bu miktarın yaklaşık 3′te 1′i ithalatla temin edilen akaryakıt ürünlerinden meydana geldi. Akaryakıt türleri ithalatında motorin türlerinin payının gittikçe arttığı ve motorin ithalatının toplam ithalat içindeki payının 2007 yılında yüzde 87,5 olduğu görüldü. Ülke bazında ise Rusya’dan yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payının arttı ve geçen yıl yüzde 63,3 oranında gerçekleşti.

Fiyat hareketleri

Rapora göre, akaryakıt fiyatlarının piyasa koşulları içinde serbestçe oluşmaya başladığı 1 Ocak 2005 tarihi ile 2005 yılı sonuna kadar olan dönemde motorin 50 ve fuel oil 6 türlerinde dağıtıcı payları sırasıyla yüzde 209 ve yüzde 130 oranlarında artış gösterdi.

95 oktan kurşunsuz benzin ve motorin 7000 türlerinde ise dağıtıcı payları daha düşük oranlarda artış gösterdi.

95 oktan kurşunsuz benzin, motorin 7000 ve fuel oil 6 türlerine ilişkin Türkiye akaryakıt piyasasındaki bayi fiyatları, 2007 yılı itibariyle 25 AB ülke ortalaması bayi fiyatları ile karşılaştırıldığında tüm ürünler bazında vergisiz bayi fiyatlarının AB fiyatlarının üzerinde olduğu, vergiler dahil edildiğinde ise söz konusu farkın daha da belirgin hale geldiği görüldü. Fuel oil 6′da ise Türkiye akaryakıt piyasasındaki vergisiz fiyat, AB’deki vergili fiyatın dahi üzerinde gerçekleşti.

2007′deki artış bir önceki yıla göre yüzde 23

Raporda, 2005 ve 2006 yıllarında tüm vergiler dahil piyasa satış büyüklüklerinin ortalama olarak sırasıyla 33,3 milyar YTL ve 40,3 milyar YTL olduğu belirtilerek, 2007 yılında ise satış büyüklüğünün dağıtıcılar arası ticaret dahil 49,6 milyar YTL’ye yükseldiği kaydedildi. Akaryakıt piyasası satış büyüklüğünün yıllar itibariyle sürekli artış eğiliminde olduğu ifade edilen raporda, 2007′deki artışın bir önceki yıla göre yüzde 23 olduğu vurgulandı.

Raporda, piyasanın büyüklüğünün tüketimdeki artıştan daha fazla oranda büyüme gösterdiği, bunun ise “birim fiyatlarındaki artışın ek olarak vergi oranları ve birim fiyatları daha yüksek olan ürün çeşitlerinin toplam tüketim içindeki paylarında gerçekleşen artışlardan” kaynaklandığı belirtildi.

Dünya Gazetesi 30 Nisan 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | akaryakıt, sektör | , , | Yorum yapılmamış

Rüzgar enerjisinde Türk-Alman ortaklığı

Türk ve Alman firması, 10 adet rüzgar enerjisi santrali için lisans başvurunda bulundu.

Türk ve Alman şirketlerinin işbirliği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Rüzgar enerji projelerini ortaklaşa geliştiren Ataseven ve Epuron, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde uygulamayı planladıkları 10 adet rüzgar enerjisi santrali için lisans başvurunda bulundu.

Alman solar şirketi Conergy AG’ye bağlı Epuron GmbH ile Ataseven Grubuna bağlı Ataseven Enerji Üretim A.Ş, 1 Kasım 2007′de Bandırma, Balıkesir, İzmir ve Manisa çevrelerinde geliştirdikleri toplam 3000 MW’ı bulan 10 adet Rüzgar Enerjisi Santrali için Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna (EPDK) lisans başvurusunda bulundu. Lisansın 2009 yılında alınması bekleniyor. Büyük ölçekli rüzgar enerjisi yatırımlarında 1MW’a karşılık gelen yatırımın değerinin 1,3 ile 1,4 milyon euro arasında olduğu bildirildi. Ortak girişimin Türkiye ayağı olan Ataseven, Türkiye’deki gerekli izinlerin müracaatları, türbin temelleri ile yolların inşaatı, enerji nakil hatları ve diğer altyapı işlemlerden sorumlu olduğu, Almanya ayağını yürütecek olan Epuron ise projelerin geliştirilmesi, yönetilmesi ve uluslararası büyük bankaların ve yatırımcıların aracılığı ile proje finansmanı konusunda faaliyet göstereceği duyuruldu.

Dünya Gazetesi 29 Nisan 2008

4 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | rüzgar enerjisi | , , , , , , | Yorum yapılmamış

Türkiye’deki benzin AB’den pahalı

EPDK, 2007’de tüm vergiler dahil Türkiye’deki akaryakıt piyasası satış büyüklüğünün 49.6 milyar YTL olduğunu bildirdi. Türkiye’deki akaryakıt fiyatları geçen yıl AB ortalamalarının üzerinde gerçekleşti.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan, “2007 Petrol Piyasası Sektör Raporu”na göre, geçen sene Türkiye rafinerilerinde 23.53 milyon tonu ithal ham petrol, 2.06 milyon tonu ise yerli ham petrol olmak üzere toplam 25.59 milyon ton ham petrol işlendi. Geçen sene işlenen ham petrolün yaklaşık yüzde 92’si ithal edilen ham petrolden gerçekleşti.

İthalat edilen ham petrolün 8 milyon 356 bin tonu İran’dan, 9 milyon 365 bin tonu Rusya’dan, 612 bin tonu Libya’dan, 3 milyon 556 bin tonu Suudi Arabistan’dan, 447 bin tonu İtalya’dan, 244 bin tonu Suriye’den 865 bin tonu da Irak’tan yapıldı. 2007 yılında ithal edilen ham petrolün yüzde 91’i İran, Rusya ve Suudi Arabistan’dan yapıldı. Libya’dan yapılan ham petrol ithalatı yerini ticari nedenlerle Rusya kaynaklı ithalata bıraktı.

Rafinerilerin petrol ürünleri ihracatı 2006 ve 2007 yıllarında yaklaşık olarak 6.4 milyon ton civarında gerçekleşti. Rafinerilerin akaryakıt ithalatı ise gittikçe artan bir eğilim gösterdi ve 2007 yılı itibariyle 2.6 milyon ton civarında oldu.

Rafinerilerin toplam petrol satışları 2007 yılında yaklaşık 18.8 milyon ton düzeyinde gerçekleşti. Rafinerilerin motorin türleri satışları 2006 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7.3, 2007 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 10.6 oranında artış gösterdi.

Fuel oil türleri satışlarında ise belirgin oranlarda azalışlar gözlendi. Benzin türleri satışları ise geçen sene 2006’ya göre yüzde 4.6 oranında artış gösterdi.

18 MİLYON TON AKARYAKIT SATILDI
Rapora göre, dağıtıcı şirketler 2007 yılı itibariyle yaklaşık 18.10 milyon ton akaryakıt satışı yaptılar, bu miktarın yaklaşık 3’te 1’i ithalatla temin edilen akaryakıt ürünlerinden meydana geldi.

Akaryakıt türleri ithalatında motorin türlerinin payının gittikçe arttığı ve motorin ithalatının toplam ithalat içindeki payının 2007 yılında yüzde 87.5 olduğu görüldü. Ülke bazında ise Rusya’dan yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payının arttı ve geçen yıl yüzde 63.3 oranında gerçekleşti.

BENZİN AB’DEN PAHALI
Rapora göre, akaryakıt fiyatlarının piyasa koşulları içinde serbestçe oluşmaya başladığı 1 Ocak 2005 tarihi ile 2005 yılı sonuna kadar olan dönemde motorin 50 ve fuel oil 6 türlerinde dağıtıcı payları sırasıyla yüzde 209 ve yüzde 130 oranlarında artış gösterdi.

95 oktan kurşunsuz benzin ve motorin 7000 türlerinde ise dağıtıcı payları daha düşük oranlarda artış gösterdi. 95 oktan kurşunsuz benzin, motorin 7000 ve fuel oil 6 türlerine ilişkin Türkiye akaryakıt piyasasındaki bayi fiyatları, 2007 yılı itibariyle 25 AB ülke ortalaması bayi fiyatları ile karşılaştırıldığında tüm ürünler bazında vergisiz bayi fiyatlarının AB fiyatlarının üzerinde olduğu, vergiler dahil edildiğinde ise söz konusu farkın daha da belirgin hale geldiği görüldü. Fuel oil 6’da ise Türkiye akaryakıt piyasasındaki vergisiz fiyat, AB’deki vergili fiyatın dahi üzerinde gerçekleşti.

49.6 MİLYAR YTL’LİK PAZAR
Raporda, 2005 ve 2006 yıllarında tüm vergiler dahil piyasa satış büyüklüklerinin ortalama olarak sırasıyla 33.3 milyar YTL ve 40.3 milyar YTL olduğu belirtilerek, 2007 yılında ise satış büyüklüğünün dağıtıcılar arası ticaret dahil 49.6 milyar YTL’ye yükseldiği kaydedildi.

Raporda, piyasanın büyüklüğünün tüketimdeki artıştan daha fazla oranda büyüme gösterdiği, bunun ise birim fiyatlarındaki artışın ek olarak vergi oranları ve birim fiyatları daha yüksek olan ürün çeşitlerinin toplam tüketim içindeki paylarında gerçekleşen artışlardan kaynaklandığı belirtildi.

NTV-MSNBC 01 Mayıs 2008

2 Mayıs, 2008 Yazan: Feyzullah Ceylan | petrol, sektör | , , , , , , , , , , , , | Yorum yapılmamış