Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, elektrik özelleştirmelerinin önemine dikkat çekerek, EPDK’nın enerji verimliliği ve tasarrufunda aktif rol alabilmesi için özel sektör işletmeciliğine ve özelleştirmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı (TÜTEV) tarafından Ankara Hilton Otelinde düzenlenen, Enerji Verimliliği ve Tasarrufu” panelinin açılışında konuşan EPDK Başkanı Hasan Köktaş, tasarruf ve verimlilik kavramlarının hangi bağlamda ve hangi sektör için ifade edilirse edilsin kulağa hoş gelen ve destek gören kavramlar olduğunu söyledi.
Dünya enerji sektöründe üretim maliyetlerinin ve fiyatlarının giderek yükseldiği bir dönemden geçildiğini kaydeden Köktaş, 2002 yılında varil başına 25 dolar olan petrol fiyatlarının bugün 120 dolar seviyelerine çıktığını ve OPEC Başkanının bu fiyatın 200 doları bulabileceğine dair ürkütücü bir açıklama yaptığını hatırlattı.
Köktaş, durum böyle iken enerji talebinin yüzde 70, elektrik üretiminin yüzde 60′a yakın bir bölümünün ithal enerji kaynakları ile karşılayan Türkiye’de artan petrol fiyatlarının etkisiyle bu yıl sonunda enerji ithalat faturasının 40 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini vurguladı. Hasan Köktaş, “Bu olumsuz durumun, kalkınmamız ve sanayileşmemizi asgari oranda etkilemesi için enerjinin verimli kullanılması daha da önemli hale gelmiştir” dedi.
Yapılan çalışmalara göre sadece enerji verimli kullanarak yıllık nihai enerji tüketiminin yüzde 30′u kadar tasarruf sağlanacağı hesaplandığında bu konuda katedilmesi gereken uzun bir yol olduğunu söyleyen Köktaş, EPDK’nın enerji verimliliği ve tasarrufunda aktif rol alabilmesi için özel sektör işletmeciliğine ve özelleştirmeye ihtiyaç olduğunu bildirdi.
Kayıp kaçak oranı % 15
Elektrik tasarrufu için sadece tüketim cephesinde değil, elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanında da yapılabilecek çok sayıda iş ve alınabilecek tedbir bulunduğuna dikkat çeken Köktaş, Türkiye’de üretilen elektriğin nihai tüketiciye ulaştırılması safhasında trafo, orta gerilim enerji nakil hatları, dağıtım hatları ve ölçü sistemlerinden kaynaklı kayıpların ortaya çıktığını, sisteme verilen elektriğin aboneler tarafından kaçak kullanılması ve kesilen faturaların tahsilatının yapılmamasının da sistemin etkin ve verimli çalışmasına büyük darbe vurduğunu söyledi.
Elektrik dağıtım bölgelerinin yüzde 98′i kamu mülkiyetinde bulunan Türkiye’de 2007 yılı verileri ile ekonomik büyüklüğü 2,1 milyar YTL’ye ulaşan 22 milyar kilovat saate yakın elektrik enerjisi kaybedildiğini belirten Köktaş, “Bazı dağıtım bölgelerimizde kayıp ve kaçak oranları yüzde 64 seviyelerine ulaşırken ülke ortalaması da yüzde 15 gibi yüksek bir orana ulaşmıştır. Oysa özel sektörün faaliyet gösterdiği AB ve OECD ülkelerinin kayıp kaçak oranı yüzde 6-8 arasında değişmekte, özel sektörün hizmet verdiği tek dağıtım bölgesi olan Kayseri’de kayıp kaçak oranı da yüzde 7,5 düzeyinde bulunmaktadır” diye konuştu.
Özelleştirmelerin önemi
Türkiye’de elektrik dağıtım ve üretim tesisleri özelleştirilmeden elektrik enerjisi sektörünün etkinliği, verimliliği ve geleceği açısından “orta sahada top çevirmekten” başka bir şey yapılmış olunmayacağını söyleyen EPDK Başkanı, şöyle devam etti:
“Bir başka ifade ile özel sektörün işletmecilik deneyimi ve finansal gücü sisteme dahil edilmeden, üretim santrallarımızdan yüksek verim elde edebilmemiz, dağıtım sistemindeki yüksek kayıp ve kaçakları asgariye indirebilmemiz ve talep tarafında verimliliği artırıcı sistematik çözümler getirebilmemiz mümkün değildir. Bu bağlamda 11 şehrimizi içeren Başkent ve Sakarya elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesine yönelik ihale süreci nihai aşamaya gelmiş iken geçtiğimiz Çarşamba günü Özelleştirme İdaresi tarafından 13 şehrimizi kapsayan Meram ve Aras dağıtım bölgeleri için de ihale ilanına çıkılmış olması ülkemiz ve sektörümüz açısından memnuniyet vericidir.”
Geçen sene kayıp-kaçak oranları yüzde 6 ile yüzde 30 arasında değişen özelleştirme ihalesine çıkılan 4 bölgede kamu dağıtım şirketleri tarafından sistemden yaklaşık 27 milyar kilovat saatın üzerinde elektrik enerjisi alındığını, ancak bu enerjisinin 2,5 miyar kilovat saatının kayıp olduğunu kaydeden Köktaş, “İnanıyorum ki, bu 4 bölgenin özelleştirilmesi elektrik enerji sektörümüze bir sinerji katacak ve tüm dünyada yaşandığı gibi, bu sinerji etkinlik ve verimliliğe dönüşecektir” dedi.
Panelde konuşan TÜTEV Başkanı Emrah Nalçacı da Türk mühendisler tarafından 1991 yılında kurulan TÜTEV’in teknoloji ile ilgilenen herkes için, rasyonelliğin, bilimselliğin ve ortak aklın rehber kabul ettiği çalışmalar yaptığını bildirdi.
Dünya Gazetesi 03 Mayıs 2008