AB doğalgaz hattında uzlaşma
Avrupa Birliği (AB), Türkiye, Irak ve Maşrık Arap ülkeleri (Mısır, Ürdün, Lübnan ve Suriye) Arap doğalgaz boru hattının hızla Türkiye, Irak ve (Nabucco ve diğer boru hatlarıyla) AB’ye bağlanması konusunda uzlaştı.
AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, Brüksel’de bir araya gelen Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yusuf Yazar başkanlığındaki Türk heyeti, AB Komisyonu’nun enerjiden sorumlu Üyesi Andris Piebalgs ve dış ilişkiler üyesi Benita Ferrero-Waldner, AB dönem başkanı Slovenya’nın Ekonomi Bakanı Tomaz Jersic ve Arap ülkelerinin enerji bakanları ve boru hattı şirketlerinin yöneticilerinin AB, “Türkiye ve Arap Maşrık ülkeleri (Mısır, Ürdün, Lübnan ve Suriye) arasında doğalgaz işbirliğine ve altyapı (boru hattı) bağlantılarına önem verdikleri” kaydedildi.
Avrupa-Arap Maşrık doğalgaz işbirliğine Irak ve Türkiye’nin de katılımı konusunda anlaşma sağlandığı kaydedilen açıklamada, Ürdün üzerinden Mısır ve Suriye’yi bağlayan yıllık 10 milyar metreküp kapasiteli Arap Doğalgaz Boru Hattı’na Irak doğalgazının da dahil edilerek, Türkiye ve (Nabucco üzerinden) AB’ye ulaştırılmasının hızlandırılması kararı alındığı belirtildi.
Açıklamada, Türkiye’ye uzatılacak Arap hattının, Nabucco’ya ve diğer boru hatlarına bağlanması konusunda AB ve bölge ülkelerinin işbirliğine hazır olduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Gül: 4. büyük enerji ana yolu olacağız
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nabucco’nun Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü enerji ana yolu olacağını söyledi. Türkiye’nin projeyi bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahip olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, Transkafkas hattının birinci ayağında, gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batıya iletecek” dedi. Gül, Orta Avrupa Liderler Zirvesi’nde liderlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji politikalarını anlatan Gül, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının yanına yapılacak bir hat ile Irak doğalgazının Türkiye’ye taşınabileceğini bildirdi. Türkiye’nin enerji stratejisini “İthalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak”şeklinde özetleyen Gül, Türkiye ile Avrupa’nın enerji stratejilerinin birbirine benzediğini de sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Gül: 4. büyük enerji ana yolu olacağız
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nabucco’nun Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın dördüncü enerji ana yolu olacağını söyledi. Türkiye’nin projeyi bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahip olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, Transkafkas hattının birinci ayağında, gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batıya iletecek” dedi. Gül, Orta Avrupa Liderler Zirvesi’nde liderlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji politikalarını anlatan Gül, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının yanına yapılacak bir hat ile Irak doğalgazının Türkiye’ye taşınabileceğini bildirdi. Türkiye’nin enerji stratejisini “İthalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak”şeklinde özetleyen Gül, Türkiye ile Avrupa’nın enerji stratejilerinin birbirine benzediğini de sözlerine ekledi.
ABD, nükleer enerjide Türkiye ile işbirliğine hazır
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ABD’li yatırımcıların nükleer enerji konusunda Türkiye’de işbirliği yapmasının önündeki engellerin aşılmasını umduklarını söyledi.
11. Avrasya Ekonomi Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen, “2008 Yılı ve Ötesi Enerji Ağırlıklı Stratejik Öngörüler” başlıklı oturumda konuşan Wilson, ABD’nin enerji politikalarından bahsetti. Global enerji talebinin arttığını, Bakanlıklarının öngörüsüne göre 2015 yılında global enerji tüketiminin yüzde 15 civarında artış göstereceğini belirten Wilson, enerji talebinin Çin başta olmak üzere kalkınmakta olan ülkelerden geleceğine işaret etti.
Wilson, “Bu artış aslında ekonomik gelişmenin pozitif etkisi” diyerek, kalkınma ve gelişmeyi yaparken bir taraftan da kaynakların tüketildiğini dile getirdi. Bu tüketimi önlemek için daha temiz alternatif ve yenilenebilir enerji kaynakları bulmaya çalıştıklarını, tedarik ve talepte çeşitlendirmeler yaptıklarını anlatan Wilson, “Bu noktada en güçlü ortaklarımızdan biri de Türkiye…” dedi.
Wilson, Türkiye’nin bu coğrafyada merkezi bir rol oynadığına işaret ederek, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı projesinin gerçekleşmesinden herkesin büyük haz aldığını, bu sayede bölgesel işbirliğinin arttığını söyledi. Şu an dikkatin BTC’nin gaz versiyonuna yöneldiğini aktaran Wilson, Şahdeniz ve Nabucco projeleri hakkında da katılımcılara bilgi verdi.
Wilson, Irak kaynaklı gaz rezervlerine de değindiği konuşmasında, “ABD, Türkiye ile Irak’ın işbirliğini kolaylaştırmak istiyor” diye konuştu. Mart ayında Türkiye’nin ilk sivil nükleer tesisi kuracağını açıkladığını hatırlatan Wilson, “Umuyoruz ki ABD’li yatırımcıların bu konuda işbirliği yapmasının önündeki engeller aşılmış olur” görüşünü dile getirdi. Wilson, bölgede ve dünyada enerjinin çok önemli bir rol oynadığını, dünyada küresel refahın hiç bu kadar hızlı gelişmediğini aktararak, ABD’nin Türkiye ve diğer ülkelerle çalışmaya ve refahın artmasına katkıda bulunmaya devam edeceğini söyledi.
“Kosova, yeni yatırımcılar bekliyor”
Oturumda konuşan Kosova Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Justina Shiroka-Pula da güvenli enerji tedariğinin önemine işaret etti.
Küçük bir ülke olduklarını, ancak enerji üretimi için kaliteli linyit yatakları bulunduğunu belirten Pula, temel amaçlarının özel sektör yatırımcılarını teşvik etmek ve kapasite artırımını özel sektör eliyle yapabilmek olduğunu aktardı.
Pula, “Kosova, yeni yatırımcılar bekliyor” diye konuştu.
Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Vujica Lazovic de, enerji tüketiminin gün geçtikçe arttığını, teknolojik gelişmeler, nüfus artışı, sanayideki ilerlemeler sonucunda çevrenin kirlenerek, doğal dengenin bozulduğunu anlattı.
Enerji tüketiminin değiştirilmesi ve yeni kaynaklar bulunmasının önemine işaret eden Lazovic, insanlığın artık enerjinin değerini fark ettiğini söyledi. Karadağ ekonomisi hakkında bilgi de veren Lazovic, enerji eksikliğinin, ülkenin büyümesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu bildiklerini kaydetti.
Lazovic, enerji alanında bağımsız olmaya çalıştıklarını, bu olmadan fonksiyonel bir ekonomi kurabilmenin mümkün olmadığını aktardı. Arnavutluk Ekonomi, Ticaret ve Enerji Bakanı Genc Ruli de Avrupa’nın enerji konusunda giderek Avrasya ülkelerine bağlı olmaya başladığını ifade ederek, gelecekte bölgeye ve Avrupa’ya gaz taşıyacak stratejik projeleri olduğunu kaydetti.
Ruli, diğer ülkelerle işbirliği yapmaya açık olduklarını bildirdi.
Askerden nükleer enerji yorumu
Genelkurmay ATASE Başkanlığı SAREM Ekonomik Araştırma Kurulu Başkanı Albay Soylu, Türkiye’nin, enerji güvenliğini sağlamak bakımından nükleer enerjiyi ciddi bir seçenek olarak değerlendirmesinin uygun olacağını bildirdi.
Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi (SAREM) Ekonomik Araştırma Kurulu Başkanı Dr. Öğr. Albay Hakkı Soylu, Silahlı Kuvvetler Dergisi’nin Nisan sayısında yayımlanan “Türkiye’de Elektrik Enerjisi ve Türkiye’nin Nükleer Enerji İhtiyacı” konulu makalesinde, ülkelerin kalkınma hızlarına ve gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak enerji talebinin tüm dünyada gün geçtikçe arttığına işaret etti.
Türkiye’nin tükettiği petrolün yüzde 92.4’ünü, doğalgazın yüzde 97.2’sini ithal ettiğini, doğal gazın yüzde 63.9’unun ise tek kaynak olarak Rusya Federasyonu’ndan alındığını, enerji üretiminde kullanılan taş kömürünün yüzde 90’ının da ithal edildiğini belirten Albay Soylu, “Elektrikte kaynak itibarıyla yurt dışına bağımlılık oranı yüzde 50’yi aşmış durumdadır” dedi.
Albay Soylu, Türkiye’de elektrik üretiminde şu anda 129.9 milyar kWh hidrolik enerji potansiyelinin 45 milyar kWh’inin, 120 milyar kWh linyit kömürü potansiyelinin 42 milyar kWh’inin ve 11 milyar kWh taş kömürü potansiyelinin 3.1 milyar kWh’inin kullanıldığını ifade etti.
‘ENERJİYİ İTHAL ETMEK GÜÇLEŞECEK’
Soylu, şöyle devam etti: “Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, sadece ulusal ekonomilerde büyümenin ve istikrarın temini için değil, ulusal güvenlik bakımından da enerji kaynaklarına erişim ve arz güvenliği hesaplarındaki hassasiyet her geçen gün daha fazla belirginleşmektedir. Küresel güçlerin yer alacağı bu mücadelede Türkiye’nin enerji ihtiyaçlarını ithalat yoluyla karşılaması daha da güçleşebilecektir.”
‘NÜKLEER ENERJİ CİDDİ BİR SEÇENEK’
Albay Soylu, 2016 yılına kadar yeni yatırımlar yapılmadığı takdirde Türkiye’nin 84.1 ila 153.5 milyar kilovat saat elektrik enerjisi açığıyla karşı karşıya kalmasının söz konusu olacağını bildirdi.
Albay Soylu, nükleer santrallerin, enerji temin etmenin yanında Türkiye’nin tıp dahil birçok alanda kullandığı nükleer teknolojiye sahip olmasına imkan sağlayacağını belirterek, “Türkiye’nin enerji arzındaki açığını kapatmada hem dışa bağımlılığını azaltmak hem de kaynak çeşitliliği yaratmak suretiyle enerji güvenliğini sağlamak bakımından nükleer enerjiyi ciddi bir seçenek olarak değerlendirmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” dedi.
